23 NİSAN 1920’NİN MİMARLARI

Abone Ol

23 Nisan 1920, Osmanlı Devleti’nin sonu ve yeni devletimizin başlangıcıdır.
Büyük Millet Meclisi’nin açılışının 95. yılını kutluyoruz.
Bu Meclis, Sinop Milletvekili Şerif Beyin, “Bu Büyük Meclis’in İkinci Başkanı sıfatıyla ve Allah’ın yardımıyla milletimizin iç ve dış tam istiklal içinde kaderini bizzat eline aldığını ve idare etmeye başladığını bütün cihana ilan ederek Büyük Millet Meclisi’ni açıyorum” cümleleri ile açılmıştır.
Mustafa Kemal de 24 Nisan’da yaptığı konuşmasında ,”… din ve millete hizmet etmek için 16 Mayıs 1919’da İstanbul’dan ayrıldığını” ifade etmiştir.
Din ve millete hizmet amacıyla yola çıkan Mustafa Kemal ve arkadaşlarına katılan herkesin niyeti de bundan farklı değildi.
Subay, asker ve mürettebattan oluşan 55 kişilik grupla Samsun’a çıkan Mustafa Kemal’in elindeki Ferman’ın son cümleleri şöyle idi:
“…Millet ve memleketin saldırıcı ellerden, yani düşmandan korunması için yekvücut olarak hareket edilmesinin selam-ı şehanemle birlikte askere, memurlara ve halka tebliğini irade ettim.”
(İmza, VI.M.Vahidettin).
Mustafa Kemal ve arkadaşları Samsun’dan Amasya’ya geçtiğinde O’nu karşılayan 18 kişiden yedisi din adamı idi.
Amasya Müftüsü Hacı Tevfik Efendi Mustafa Kemal ve arkadaşlarını, “Paşam, bütün Amasya emrinizdedir… Gazanız mübarek olsun…” ifadeleri ile karşılamıştı.
Büyük Millet Meclisi’ne 390 milletvekili seçilmiştir. Çeşitli nedenlerden dolayı Meclis, ilk toplantısını hatim ve dualarla 115 milletvekili ile yapmıştı.
390 milletvekilinin içinde 57’si resmi, 59’u gayri resmi olmak üzere toplam 116 din adamı vardı.
Erzurum Kongresi’nin 56 delegenin 21’i, Sivas Kongresi’nin 25 delegeden de üçü din adamıydı.
Ayrıca Anadolu’nun çeşitli yerlerinde kurulmuş Kuvay-ı Milliye savunma derneklerinin kurucularının çoğu ve başkanları din görevlilerinden oluşmaktaydı. Ve yine oluşturulmuş “Tekalif-i Milliye” komisyonlarında da yine onlar önde idi.
23 Nisan’ın mimarları “din, vatan ve millet” değerlerine inanan ve bu değerler uğruna her şeylerini feda etmeye hazır insanlardı.
Ve belirtelim ki, bu Meclis’i meydana getirenler arasında gayrimüslim yoktu. Aralarında görüş ayrılıkları olsa bile ülkenin bağımsızlığı onların ortak paydasıydı.
Bu büyük insanları ve mimarları minnet, şükran ve rahmetle anıyoruz. Birer fatiha lütfen…
Selam ve sevgi ile…