Adaylık heyecanı…

Abone Ol
Çokça kişinin hayali.
Umudu.
Heyecanı milletvekili olabilmek.
Ya tutarsa misali kolları sıvayanlar aday adayı olduğunu açıklıyor.
İlk raunt adaylık.
Hem de seçilebilecek bir yerde olmak.
En büyük ilgi de AK Parti’ye.
Özellikle bürokratlar.
Ya tutarsa; kaymaklı.
Tutmazsa döneceği görevlerinde ‘sizdenim ha!’ avantajından yararlanmak.
Tersi olabilme olasılığı hiç düşünülmüyor.
Olabilir mi?
Türkiye burası, her şey olabilir.
Normal şartlarda daha önceki seçimlerde olması gerekirdi.
Normallerden söz edemediğimizden olacak ki, endişe duyuluyor.
İktidara yakın olmanın gayreti sarf ediliyor.
Samsun’da sayısız aday adayı ortaya çıktı.
AK Parti temayül yoklamasından söz ediyor.
CHP ön seçim yapıyor.
MHP’de de genel merkez belirleyecek.
AK Parti’deki temayül yoklamasını geçin.
Kıymet-i harbiyesi yok.
CHP’deki ön seçim iyi.
MHP kendisi belirleyecek.
Genel merkeze yakın olan seçilebilecek yerde yer alacak.
Gerisi teferruat.
Buna göre biz seçmenler ne yapalım?
Beğendiğimiz partiye mi oy verelim?
Yoksa adaylarını beğendiğimiz partiye mi?
Samsunlu üç dönemdir AK Parti’yi tercih etti.
Dayattığı milletvekillerine oy verdi.
Sonuç?
Koca bir hiç.
Neye yanalım?
Partiye göre oy vermenin ürünü bu.
Yıllarımız çalındı.
Hizmetlerden alıkonulduk.
Rutin işler hizmet diye yutturulmaya çalışıldı.
Muhalefet partileri de seyirci kaldı desek abartılı olmaz.
Bu partilerin milletvekilleri de hesap soramadı.
Bizler gibi.
Şimdi seçim var.
Dayatılanlara mı?
Yoksa umut verenlere mi oy vereceğiz?
Bence bir değil, bin kez düşünülmeli ve ona göre oy vermeliyiz.
Ne dersiniz?