ADI DA YERİ DE YANLIŞ

Abone Ol
n
n
n
n
n Herkesin tartışmasız onaylayacağı doğru bir proje; nasıl olur da bu kadar yanlışa bulandırılır, bu kadar yanlış adlandırılır ve yanlış konumlandırılır anlamak mümkün değil. Yanlışlar adıyla başladı. Önce “Allah indinde üstünlüğü” sadece ve sadece “takvaya” bağlayan bir dinin mabedine “protokol” gibi insanlar arasındaki ast üst ayrımını ifade eden yabancı kökenli o kelimeyi isim olarak seçtiler. Şimdi de ismi bir günle “Cuma” günü ve Cuma namazıyla sınırlamak ister gibi “Cuma Camii” adını öne sürüyorlar. Bir hatayı başka bir hatayla telafi etmeye kalkan bu mantık; caminin manasını ve şümulünü nasıl da daralttığının farkında mı acaba?
n
n
n
n İsimle başlayan yanlış hacim ve mekan seçimiyle devam ediyor. Anadolu’yu bir oya gibi işleyen Selçuklu ve Osmanlı mabetlerindeki zarafetin ahlakını anlayıp çağın teknolojisiyle daha zarifini, daha orijinalini ve daha kalıcısını yapamayan zihniyet; teknolojinin ve inşaat malzemelerinin sağladığı kolaylıkla daha büyüğünü yapmaya soyunuyor ve bununla da övünüyor. Mimar Sinan’ı kopyayı bile başaramayan idrak ve yetenek noksanlığı, onu kopya ederek ondan daha büyüğünü yapmanın ucuzluğunda teselli buluyor. Yazık, hem de ne yazık!
n
n
n
n 7 bin 500 veya 15 bin kişilik bir camiden maksat yoldan geçenlere gösteriş değil de özellikle cuma ve bayram namazlarında cemaatin rahatlıkla sığacağı bir mabet arayışı ise o zaman onun yeri kentin doğu ya da batı ucundaki Canik ya da Atakum değil merkezindeki İlkadım’dır. Atakum ve Canik’in gündüz nüfuslarının gece nüfuslarının yarısından daha az, İlkadım ın gündüz nüfusunun ise gece nüfusundan en az iki kat fazla olduğu düşünülürse mesele çok daha net anlaşılır.
n
n
n
n Samsun 2 bin 621 camiyle iller sıralamasında 3 bin 113 camili İstanbul, 3 bin 46 camili Konya ve 2 bin 817 camili Ankara’dan sonra dördüncü sırada yer almaktadır. Samsun’da 477 kişiye bir cami düşmektedir. Türkiye ortalaması 892’dir. Görüldüğü gibi Samsun cami fakiri değildi. Buna rağmen özellikle belli günlerde sıkıntı yaşanıyorsa; bir planlama hatası var demektir. Geçmişten gelen planlama hatalarına yeni ve hepsinden de büyük bir hata ilave etmekle karşı karşıya mıyız?
n
n
n
n Bu soruyu sormak ve sükûnetle cevap aramak zorundayız. Bu açıdan Büyükşehir Belediyesi Meclis Üyesi Sayın Kerami Gürbüz’ün önerisiyle komisyon çalışmasının cuma gününe ertelenmesi isabetli olmuştur. Yanlıştan vazgeçmenin erdemini “geri adım atmam” inadına kurban edersek; nefsimizi tatmin etmiş oluruz ama yarınlara telafisi imkansız hatalar bırakmanın vebalinden kurtulamayız.
n