Dört yıl kadar önce bir gurup gazeteci bir otelin rufunda AKP’li bir milletvekili ile bir taraftan kahvaltı ediyor diğer taraftan da sayın vekili dinliyoruz. Diyarbakır’a gitmiş, birkaç gün kalmış; anlata anlata bitiremiyor oradaki Selçuklu ve Osmanlı Türk eserlerini. Oradaki insanları ve misafirperverliklerini. Bir ara bana da “Diyarbakır’a gitmemi ve oraları görmemi” önerdi.
“Oraların ne kadar Türk olduğunu bilmem için gitmeme gerek yok Sayın Vekil” diye başladım söze ve “O toprakların ne kadar Türk vatanı, o insanların da ne kadar Türk olduğunu ben iyi biliyorum. Oralar Türkmen ili, o insanlar Türk ama gözlerimizin önünde ayrı bir millete dönüşüyorlar/dönüştürülüyorlar. Emperyalizm Kuzey Irak’ta kukla bir Kürt devleti, Türkiye’nin güney doğusunda da yapay bir Kürt milleti oluşturuyor. Bugün kaleşnikoflu çetelerle başa çıkamıyoruz yarın konvansiyonel silahlarla donatılmış düzenli ordularla savaşmak zorunda kalacağız” diye devam etmiştim.
Keşke vehim görmüş olsaydım ve keşke ben yanılsaydım. Ama ne yazık ki yanılmadım, ne yazık ki korkularım vehim olmaktan çıktı birer birer gerçeğe dönüşmeye başladı. Adı henüz devlet olarak konmamış olsa da artık Kuzey Irak’ta her şeyiyle bir Kürt devleti var. Ve şimdi de Suriye’nin kuzeyinde ikinci bir Kürt devletinin temelleri sistemli bir şekilde atılıyor. Başka bir ifadeyle güney sınırımız boydan boya Kürt devleti tarafından kuşatılıyor. Ve yine ne yazık ki bizi kuşatan her iki oluşum da bizim gözlerimizin önünde, ondan da öte aktif desteğimizle gerçekleşiyor.
Kervan yola çıkmıştır, burada durmaz, durmasını beklemek aptallık olur. Bu yürüyüş gerçekleşir gerçekleşmez bilemem ama- Büyük Kürdistan’a doğrudur. Bunu görmek ve anlamak için bir takım gizli ve derin bilgilere sahip olmaya gerek yok. Kürtçüler kendileri açık açık söylüyorlar. Büyük Kürdistan haritaları stratejik dostumuz mu rol arkadaşımız mı, BOP mu GOP mu her ne ise oradaki eş başkanımız mı ne, onların haritalarında çoktandır var. Ve her geçen gün Türkiye aleyhine biraz daha büyüyor/büyütülüyor.
Kuzey Irak Kürtlüğü bizim himayemizde devletleşti. Şimdi de Kuzey Suriye Kürtlüğü devletleşiyor. Esad’ın Suriye’nin kuzeyinden yani bizim sınırlarımızdan çekilmesiyle doğan boşluğu şimdiden PKK doldurmaya başladı bile. Kesin gidişinden sonra da devletleşme süreci başlayacaktır. Güney ve Batı Kürdistan’da gerçekleşen devletleşmenin Büyük Kürdistan hedefinde iki durak vardır. Birisi İran’da olan Doğu Kürdistan diğeri de Türkiye’de olduğu iddia edilen Kuzey Kürdistan!
Şimdi sorulması gereken soru şu: Sıra kimde? Öncelik hangisinde? İran’da mı Türkiye’de mi? Ha ne İran Irak’a ve Suriye’ye benzer ne de Türkiye? İkisi de öyle kolay yutulacak lokma değildir. Yutamayacağı lokmayı ısıranlar ısırdıkları lokmalardan boğulurlar. Ama başı boş bırakılan ihtirasla ve şımartılan kifayetsiz muhterisler yutamayacakları lokmayı ısırmaktan geri durmazlar.