Doğu Anadolu'nun en mistik şehirlerinden biri olan Ağrı, tarih boyunca Urartulardan Persler'e, Romalılardan Osmanlılar'a kadar pek çok medeniyetin geçiş ve yerleşim noktası olmuş. Bu zengin geçmiş hem toprağına hem de sofrasına sinmiş.
Ağrı Dağı: Her Şeyin Başı
5.137 metre yüksekliğiyle Türkiye'nin en yüksek zirvesi olan Ağrı Dağı, şehrin adından önce geliyor. Dört mevsim karla kaplı bu dev kütlenin görkemi, neredeyse her yerden görülebilir. Kutsal kitaplarda Nuh'un Gemisi'nin karaya oturduğu yer olarak anılan dağ, her yıl dünyanın dört bir yanından dağcı ve inanç turisti çekiyor. Tırmanış izni alınarak yapılan Ağrı Dağı tırmanışları, Türkiye'nin en zorlu ve en prestijli rotaları arasında sayılıyor.
İshak Paşa Sarayı: Doğunun Topkapı'sı
Topkapı'dan sonra Türkiye'nin en büyük ikinci sarayı olan İshak Paşa Sarayı, Doğubayazıt'a yaklaşık 6 kilometre uzaklıkta, sarp kayalıklar üzerine konumlanmış. Yapımına 1685'te başlanan ve 99 yıl süren inşaat 1784'te tamamlandı. 116 odalı, 7.600 metrekare alana yayılmış olan bu saray; Selçuklu, Osmanlı, İran ve Ermeni mimari özelliklerini bir arada taşıması bakımından dünyada eşine az rastlanan yapılardan biri. Dahası, dünyanın kalorifer, su ve kanalizasyon sistemine sahip ilk sarayı olduğu bilinmektedir.
Nuh'un Gemisi İzi
Ağrı Dağı'nın güneyinde, Türkiye-İran transit yoluna 3,5 kilometre mesafede bir doğal oluşum bulunuyor. Nuh Tufanı sonucunda geminin karaya oturduğuna inanılan bu alan, kutsal turizmin önemli adreslerinden biri. İnançtan bağımsız olarak bile, coğrafi oluşumuyla oldukça dikkat çekici bir yapıya sahip.
Meteor Çukuru: Dünyanın İkincisi
Doğubayazıt'ın 35 kilometre doğusunda, Gürbulak Sınır Kapısı'nın hemen yanı başında yer alan Meteor Çukuru, 60 metre derinliği ve 35 metre çapıyla dünyanın en büyük ikinci meteor krateri olarak kabul ediliyor. Jeoloji ve doğa meraklıları için başlı başına bir ziyaret sebebi.
Balık Gölü
Taşlıçay ve Doğubayazıt ilçeleri arasında, 2.241 metre rakımda uzanan Balık Gölü, Türkiye'nin bu yükseklikteki en büyük gölü. 34 kilometrekare alana yayılan gölde kırmızı pullu alabalık ve sazan yetişiyor. Çevresindeki mağaralar ve volkanik oluşumlarla birlikte eşsiz bir doğa rotası sunuyor.
Diyadin Kaplıcaları ve Kanyonu
Ağrı merkezine 60 kilometre uzaklıktaki Diyadin'de Yılanlı, Davut, Tunca ve Köprü kaplıcalarından oluşan termal merkez bulunuyor. Şifalı suları cilt, romatizma ve adale sorunlarına iyi geldiğine inanılıyor. Kaplıcaların yakınındaki Diyadin Kanyonu ise Murat Nehri kıyısında uzanan sarp vadisiyle trekking ve fotoğrafçılık için ayrı bir rota sunuyor.
Ahmed-i Hani Türbesi ve Müzesi
17. yüzyılın ünlü Kürt düşünürü ve şairi Ahmed-i Hani, Mem û Zîn adlı başyapıtını bu topraklarda kaleme aldı. İshak Paşa Sarayı'nın üst kısmında yer alan türbesi ve müzesi, kültür turizmi açısından önemli bir durak.
Yöresel Lezzetler
Ağrı mutfağının tartışmasız yıldızı Abdigör Köftesi. Diğer köftelerden farkı kıyma yerine tokmakla dövülen sinirsiz, yağsız sığır etinden yapılması. Pişirildikten sonra pilav üzerine konularak servis edilen bu köfte, özellikle Doğubayazıt'ta yaygın.
Göşteberg et ise Ağrı'ya özgü bir dağ otunun adından alıyor. Genç kuzu veya oğlak eti, tereyağı ve salçayla yoğruluyor, ardından göşteberg otu ince kıyılarak ekleniyor. Tüm karışım hayvanın postuna koyulup dikilip toprağa gömülüyor ve üzerinde ateş yakılarak tandır usulüyle pişiriliyor. Halise, bayram sofralarının vazgeçilmezi; tavşan etiyle yapılan ve uzun uğraş gerektiren özel bir yemek. Hengel, kıymasız bir mantı çeşidi olup sarımsaklı yoğurt ve tereyağlı sosla servis ediliyor. Haşıl, buğdaydan yapılıp sarımsaklı yoğurtla sunulan doyurucu bir yemek. Çiriş Ketesi, bölgeye özgü çiriş bitkisiyle yapılan saç böreği. Ayran aşı, soğuk kış günlerinin çorbası. Murtuğa ise yumurtasız yapılan Ağrı'ya özgü bir tatlı.
Yöresel ürünler arasında geven balı da ayrı bir yere sahip. Ağrı Dağı eteklerinde yetişen geven bitkisinin nektarından elde edilen bu bal, kıvamlı yapısı ve kendine özgü aromasıyla bilinip oldukça değerli sayılıyor. Balık Gölü alabalığı da sofraların baş tacı lezzetlerden.