n
n n Her yıl Ahilik Haftası’nı kutlamak gelenek halini almıştır.
n n Ahilik Haftası, içeriğinden çok, tarihi yönü ile ortaya çıkarılmaktadır. Bu da üzücü olmaktadır.
n n Ahilik örgütünün ve topluluğunun yüz yıllarca İslam ve Türk dünyasının sosyal, ekonomik, kültürel ve devlet hayatına damgasını vurduğunu biliyoruz.
n n İslam dini ile yerel kültürlerin harmanlandığı Ahilik ruhu 724 ilke ile hayatın her alanına damgasını vurmuştur.
n n Kademeli olarak sosyal, ekonomik , kültürel ve devlet hayatında içselleştirilmiş bu ilkeler sağlam durduğu ve hayatın bir parçası olarak algılandıkları zaman; İslam ve Türk dünyası çağlarının önünde yürümekte idiler.
n n Bu ilkelerde merhamet, doğruluk, adalet, dürüstlük, aldatmama, aldanmama, yalan konuşmama, sağlam iş yapma vardır. Bunları yerine getirmeyenlerin pabuçları ise dama atılırdı.
n n Bugün Ahilik Haftası’nı kutlayanlar , Ahilerin gösterdikleri bu dürüstlüğü örnek alabiliyor mu?
n n Faiz yok, zina yok, alkol yok, çürük mal satmak yok, vadinden hulf etmek yok. Verilen sözde durmak var.
n n İşte ehliyet, sanatta maharet vardı.
n n Bunları, bugün ne kadar yerine getirebiliyoruz?
n n Ahilik, kendi i içinden, kendi kendisini denetleyen bir esnaf örgütüydü.
n n Bu örgütün yaptıklarının ve uyguladıkları yaptırımlarının kaçta kaçını bugünkü esnaf örgütleri uygulayabilmektedir?
n n Ahilik Haftası’nı kutlarken tarihi kodlarımızı nasıl harekete geçirebiliriz? Şeklinde bir soru soramayız mı?
n n Bu tarihi günü fırsat bilerek nasıl bir esnaf, ticaret ve zanaat ahlakı inşa edebiliriz?
n n Bu tefessüh etmiş yapıyı nasıl sağlıklı hale getirebiliriz?
n n Evet, hep birlikte bunu düşünelim lütfen…
n n Aydınlarımız, ilahiyatçılarımız, sosyologlarımız, eğitimcilerimiz, işadamlarımız, bürokratlarımız ve siyasetçilerimiz hiç düşündünüz mü?
n n “ Hayır” diyorsanız bundan sonrasına gerek yoktur…
n n Selam ve sevgi ile…
n