Ahilik ve esnafımız

Abone Ol

n

n

n Bu hafta resmi, yarı resmi ve sivil protokol tarafından AHİLİK HAFTASI kutlanıyor.

n

n Herkes umutlarını, hayallerini ve sevdalarını dile getiriyor. Yaraya merhem, sadre şifa olabilecek bir şeyler aranacaktır.

n

n Oysa esnafımızın kendi içinde , mesleğin i icra aşamalarında ve müşterisi ile ciddi sorunlar yaşamaktadır.

n

n Merhum Necip Fazıl’ın;

n

n “Durun kalabalıklar, bu cadde çıkmaz sokak!

n

n Haykırsam, kollarımı makas gibi açarak;

n

n Durun, durun , bir dünya iniyor tepemizden,

n

n Çatırtılar geliyor karanlık kubbemizden.” Mısralarında dile getirdiğinden başkasını yaşamıyoruz.

n

n Gerek Milli Eğitim’in temel yasasında ve gerekse esnaf örgütlerinin öngördüğü değerleri esnafımıza yükleyemiyoruz. Üretici ve tüketici arasındaki dengeyi ve güveni inşa edemiyoruz.

n

n Burada toptancı değiliz. Gerçekten işini iyi yapan, müşteri memnuniyetini önemseyen, hak ve adalet ölçülerinden sapmayan esnafımıza minnet ve saygı duyuyoruz.

n

n Kur’an-ı Kerim’in ifadesiyle bunlar, “kıyamet gününde peygamberler ve şehitlerle birlikte hasrolunacaklardır.” Böyle bir esnafa ve çalışma ahlakına ihtiyacımız vardır.

n

n Her şeyden önce ahilik, Anadolu’nun en ücra köşelerine kadar yayılmış ahlaki ve ekonomik bir örgüt idi. Yamak, çırak, kalfa ,usta hiyerarşisi , baba-evlat ilişkisi gibi candan birbirlerine bağlı oldukları için sanatların sağlam ahlaki ve mesleki temeller üzerinde oturtulmasına büyük katkıları olmuştur.

n

n Oysa günümüzde ne çalışma ne sanat ve ne de çalıştırma ahlakı kalmıştır. Bu noktada esnaf örgütleri çözüm üretmiyor ya da üretemiyor.

n

n Ahilerden söz ediyoruz ama ahi örgütünün mensuplarına yönelik eğitimlerinden ve ilkelerinden söz etmiyoruz ve edemiyoruz.

n

n Çözümsüz sorun olmaz ama biz, sorunlarımızı çözümsüzleştiriyoruz…

n

n Esnaf örgütlerimiz; konuşmaktan çok, “bu çıkmaz sokağın ucunu” açmaya çalışmalıdır.

n

n Esnafımıza helal ve bereketli kazanç dileğiyle selam ve sevgiler…

n

n

n