Alan değil veren Türkiye

Abone Ol

Son zamanların popüler söylemlerinden biri de 'Artık alan Türkiye yok veren Türkiye var' söylemidir. Bundan kasıt eğer dünün Türkiye'sinin 'yardıma muhtaç bir Türkiye' olduğunu söylemekse, bu baştan sona gerçek dışıdır. Türkiye Cumhuriyeti bir asra yaklaşan tarihinde hiçbir zaman yardıma muhtaç olmamış, hiçbir zaman kimseye el açmamıştır, bundan sonra da açmayacaktır.

O Cumhuriyet öyle lafla, masalla filan değil, işgal altındaki bir vatanda dünya tarihinin eşine o güne kadar da o günden sonra da rastlamadığı bir milli mücadeleyle ve 'kanla irfanla' kurulmuştur. O Cumhuriyeti kuranlar, aynı zamanda bu vatanı kurtaranlar ve bu devleti kuranlardır. Onlar 'askeri zaferlerin ekonomik zaferlerle desteklenmediği sürece anlamsızlaşacağını' herkesten iyi biliyorlardı. Ve askeri zaferlerini ekonomik başarılarla taçlandırmasını da bildiler.

Eğer o sözle Cumhuriyetin dış borçları kast ediliyorsa o da doğru değildir. Cumhuriyeti kuranlar Osmanlı'nın 76,9 milyon İngiliz Sterlini tutarındaki Düyun-u Umumiye borcunu da üstlendiler ve son kuruşuna kadar ödediler. 10 milyon dolarlık ilk dış borcu 1930'da aldılar. Osmanlı'nın merkez bankası yoktu, o yetki adından başka Türklükle ve Osmanlılıkla uzaktan yakından ilgisi olmayan Osmanlı Bankası'na aitti ve Osmanlı Bankası kayıtlarını Fransızca tutar, Osmanlı Maliye Nazırlığı(bakanlığı) ile Fransızca yazışırdı. Yöneticileri ve tüm memurları ya ecnebi ya da gayrı Müslim Osmanlı vatandaşlarıydı. Müslüman Türkler o bankada sadece kapıcı, temizlikçi ve hizmetçi olabilirlerdi. Cumhuriyet o borçla merkez bankasını kurdu. Müslüman Türk, Cumhuriyetle birlikte hademelikten memurluğa, şefliğe, müdürlüğe kavuştu.

Alan Eski Türkiye'nin 1923'ten 2003'e kadar geçen 80 yılda yaptığı toplam dış borç yuvarlak hesap 130 milyar dolardır. Veren Yeni Türkiye'nin şu andaki dış borç stoku ise yine yuvarlak hesap 410 milyar dolardır. Üstelik de eski Türkiye'den yeni Türkiye'ye devredilen varlıkların özelleştirilmesinden sağlanan 60 milyar doları aşkın bir gelir de bu hesaplarda yoktur. Bu rakamı ister Alan Eski Türkiye'nin borç stokundan düşünüz, ister Veren Yeni Türkiye'nin borç stokuna ekleyin, karar sizin.

Eski Türkiye de bizimdir yeni Türkiye de Osmanlı da bizimdir. Birini övmek için diğerini germeye hem gerek yoktur hem de doğru değildir. Bu hem tarihe hem gerçeklere ters düşer. Rakamlar sizi mahcup eder.