Alçaklık...

Abone Ol

O alçak işi imzasız iki satırlık mektubu
okurken;yüzüm kızardı, utandım...
Alçaklık dedim de...
Bu sözcük bile içimdeki öfkeyi
ifade etmede kifayetsiz kaldı...
Bir gazetecinin namusuna
yönelik karalamayı içeren o mektubun
başka arkadaşlara da gönderildiğini dün öğrendim...
Hatta, bir arkadaşımız bu insanlık dışı
durumu köşesinde şerefsizlik olarak nitelendirdi...
Şerefsizlik demek de yeterli değil bence...
O arkadaşın yazdıklarının altına
her haysiyetli insan imza atar...
Hırsı aklını geçmiş birinin yazdığı
imzasız mektupta,keşke söz konusu gazetecinin
şahsının kamuyu ilgilendiren
bir meselesi ortaya konulsaydı...
O zaman böyle bir tepki göstermezdim...
Çünkü, muhatabının bize ihtiyacı yoktur, elbette
cevabını kendi verir...
Ama bu durum başka...
Ortada hepimizin kutsal saydığı
aile kavramına yönelik bir saldırı var...
En kanlı savaşlarda bile kurallar işler...
Masumlara dokunmak,insanlık suçu sayılır...
Bu da öyle bir şey işte...
Farkı ne?..
Dilerim; o gazeteci,derhal Cumhuriyet Başsavcılığı na
başvurur...
Küçücük bir tüy parçasından
suçluyu bulan devlet,bu işi de çözer!..
Böylelikle, intikam değirmenlerinde
masum insanların haysiyetlerini elemeye
çalışan her kimse yakalanır ve cezasını çeker!..

Not: Samsun Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürü Sinan Polat, çeşitli dolandırıcılık yöntemleriyle kandırılan veya kandırılmak istenen insanların uyarılmaya çalışıldığı Şeytanın aklına gelmeyenler başlıklı yazımla ilgili aradı. Duyarlılığı nedeniyle kendisine teşekkür ediyorum...