n
n
n Dünya hızlı bir değişime uğradı.
n
n Değişime ayak uydurmak, bizim için kolay olmayacağa benziyor.
n
n Çünkü gerçekler gizleniyor.
n
n Hayallere inandırılıyoruz.
n
n Bu yetmiyormuş gibi bizleri aldatanları desteğimizle güçlendiriyoruz.
n
n Buna neden, elde etmemiz gerekenin çok altındaki ile yetinmemiz.
n
n Hakkımızın bu değil, çok daha fazla olduğunun farkına varamamamız.
n
n Geçmiş ile günümüz kıyasına aldanmamız.
n
n Halbuki, geçmiş ile günümüz arasındaki uçurumlar tüm dünyada hayli açıldı.
n
n Bizdeki açıklık, neredeyse yerinde sayıyor.
n
n Fark dahi edemiyoruz.
n
n Gelişen dünyamızda halen geçmişteki ilaç kuyrukları, hastanelerdeki yetersizlikler, dar yollar, kalınacak gibi olmayan oteller ve benzeri olumsuzluklar hatırlatılarak günümüzde çağ atladığımız pompalanmaya çalışılıyor.
n
n Biz böylesine avutulurken, daha dün savaştan çıkıp bağımsızlığını ilan eden küçücük ülkelerdeki hizmetlerden bihaberiz.
n
n Birkaç park-bahçeye tav olan toplum oluverdik.
n
n Hayal üreten, üretilen hayalleri gerçekmiş gibi billboardlarda halkın gözünün içine sokan sözde yöneticilere prim sağlayan olduk.
n
n Yıllar öncesi verilen vaatleri yeni yeni vaatlerle unutturuverdiler.
n
n Önümüzde yerel seçimler var.
n
n Bu yerel seçimlerde sandığa giderken hangi birimiz durum değerlendirmesi yapıp gerçekleri görmeye çalışacak?
n
n Yıllardır kandırıldık, diyebilecek?
n
n Birkaç park-bahçe ile avutulduğumuzu söyleyebilecek?
n
n Samsun’da Bulvar altı ile üstü arasındaki farklılığı kimler düşünebilecek?
n
n Altyapısız koca Samsun’un neden her yıl sele uğradığını hesap edebilecek?
n
n Borç batağından sıyrılmanın faturasının kendilerine çıkarılacağını kim hatırlayabilecek?
n
n Günümüzde işbaşında bulunanlar; havanda su döverken, muhalefettekiler bunu ortaya koyabiliyor mu?
n
n Sayısız sorunlara neşter vurabileceklerin yeni yeni sorunlar yarattığını kimler görebilecek?
n
n Kısacası ağlamayan çocuğa emzik verilmez.
n
n Bizleri ağlayamayacak duruma dahi getirenlere elimizdeki kozu kullanamazsak bu günleri de ararız.
n
n Endişemiz ise geç kalmak.
n
n Olumsuzlukları fark edemeyenlerin, geç kalması da kaçınılmaz olur.
n
n O halde uyanmak zorundayız.
n
n Bu zorluğu fark etmemiz gereken dönemdeyiz.
n
n Şansımızı kullanırsak kazanırız.
n
n Aksine batarız.
n
n Bu böyle biline.