n
nn Genelde çaresizlere, güçsüzlere edilir bu dua,” Allah acısın, acısın da yardım etsin” diye. Sayın Erdoğan, gücünün zirvesindedir ve gücünü her geçen gün biraz daha artırmakta, “bir insanoğlunun sahip olabileceği en sınırsız güce” doğru ilerlemektedir. Ve ben, böylesine bir güç sahibine “Allah acısın” diye dua etmekteyim. Ne yaman bir çelişki değil mi? Hayır, değil. O sınırsız gücün cazibesine ve o sınırsız güce biat etmişlerin baştan çıkarıcı söylemlerine dayanmak; değme insanın başaracağı bir iş değildir. İnsanoğlunun şakşakları ve teslimiyeti karşısında hala insan kalabilmek, evliyalığa ve hatta mehdi-i zamanlığa soyunmadan durabilmek zordur.
nn Birisi kalkıp “Genel Başkan’a dokunmak ibadettir” diyecek, bir diğeri “Genel Başkanım uçurumdan atla derse atlarım” diye palavranın dik alasını atacak ama kimse de çıkıp “Bu nice dindarlıktır? İslamiyette böyle bir ibadet var mı? Ya da intihar İslamiyette en büyük günah değil mi? Uçurumdan atlamanın intihardan farkı nedir? Bir genel başkan hem de İslami referansları tartışmasız bir genel başkan nasıl böyle bir şey der?” diye sorgulamayacak. “Behey gafil, sen överken zemmetmişsin” demeyecek. Hak edilmiş alkışı esirgemek ne kadar yanlışsa, ifrata kaçmış övgü de o kadar yanlıştır ve hem övene hem de övülene yüktür. Sırf bu sebeple, şu sıralar övgüyü en fazla alan kişi olduğu için Sayın Başbakan’a “Allah acısın ve yardım etsin” diyorum.
nn Adamın birisi daha düne kadar bir partinin genel başkanıydı; iktidara ve iktidarın başındaki şahıs olarak da Başbakan Erdoğan’a ve AK Parti’ye yükleniyordu. Hem de ne yüklenme! Atalarımız “Öyle konuş ki yarın yüz yüze geldiğinizde utanmayasınız” derlerdi. Ne yazık ki bazı siyasilerimiz, bu sözden ya habersiz ya da bilmelerine rağmen o söze itibar etmiyorlar. Söyledikleri arşivlerde duruyor ve şimdiden meraklıları birer birer çıkarmaya başladılar bile.
nn Önceki gün partisinin bir il toplantısına gitmiş ve orada daha düne kadar eleştirdiği AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ı öylesine övmüş ki, ne akılla izahı mümkün ne de dün söyledikleriyle biraraya gelmesi/getirilmesi kabil. Ama burası ‘Şark’tır ve bura siyasetinde bunlar ne yazık ki sık görülen davranışlardır.
nn Osmanlı, hünkarların dalkavuk pohpohlamasından gurura kapılmasını önlemek için bir çare bulmuştu. Her cuma ahali padişahın gideceği caminin önünde toplanır ve padişah cuma selamlığına giderken ve dönerken “Gururlanma padişahım senden büyük Allah var” diye bağırırmış ya da bağırtılırmış. O muhteşem imparatorluğun o zarif ikazına bugün her günkünden daha çok muhtacız. İnşallah bu ihtiyacımızı idrak eder ve gereğini bir an önce yerine getiririz.
n