30 Ağustos resepsiyonunda Genelkurmay Başkanı ÖZEL ‘in söylediği sözler, herkesin bildiği ama Genelkurmay Başkanı nın bugüne kadar açıkça ifade etmediği şok sözlerdi. İşte o açıklamanın çok düşündüren bölümü: “Çözüm sürecine ilişkin yol haritasını bilmiyoruz, o çalışmanın içinde yokuz. Kırmızı çizgilerimiz aşılırsa gereğini yaparız.”Aslında çözüm sürecini yakından takip eden bir şehit yakını olarak, bu açıklamada şunu bir kez daha gördüm ki bu sürece karşı olanlar ÖZEL’in açıklamaları ile kez daha haklılıklarını kanıtlamış oldu.
Çözüm sürecinin içinde ne olduğunu bilmeden destek vermek ,arkasında durmak körü körüne hareket etmektir. Zannedilmesin ki kimse analar ağlasın istiyor! Şunu açıkça söylemek istiyorum ki,özgürlüğünde ,bağımsızlığında,bu coğrafyada devlet olmanın ve sonsuza kadar devlet kalmanın gerçek bir bedeli vardır.O bedeli göze alamayan milletlerin var olma ve devlet olarak kalma şansları kesinlikle yoktur. Bu şu demek değildir, kan dökelim,can alalım,ana kuzuları şehit düşsün. Bu ülke ve bu millet ve bu bayrak için son otuz yılda verdiğimiz terör şehitlerimizin sayısı binlerle ifade edilirken ,bundan kimse mutlu değildir. Herkesin ortak arzusu birlik ve beraberlik içinde bölünmeden eşit ve özgür yaşamaktır. Böyle bir talebe böyle bir arzuya kimse hayır demiyor. Ama amaç başka olunca ,talepler başka olunca rahatsızlık başlıyor. Çözüm sürecinin içinde ne olduğunu Genelkurmay Başkanı bilmezken bunu sıradan insanların bilmesi hiç mümkün değildir. Bir şey niye gizli saklı yapılır niye 30 yıldır terör örgütü ile mücadele eden TSK’dan habersiz yürütülür? Bu soruları aklı başında olan herkes sorar ve kendince yanıtını da verir. Terörle mücadelede asker şehit düşüyor ama TSK çözüm sürecinin içini bilmiyor! Bu durum TSK’nın siyasete karışması değildir, bu durum TSK’nın rahatsız olacağı bir durumdur…Çünkü son 30 yılda terör örgütünün yaptıkları hep meydandadır. Son 30 yılda verdiğimiz şehit sayısı unutulacak bir şehit sayısı değildir. Çözüm süreci dedikleri şehit ailelerinin özlük haklarında bazı yeni düzenlemeler de yaparak terör örgütüne meydanı teslim etmek; terör örgütünün taleplerini kabul etmekse bu mide bulandırır. Madem ki çözüm süreci ülke ve millet lehine bir adımdır niye içinde ne var 1,5 yıldır Genelkurmay Başkanı bile bilmiyor? Aslında çözüm süreci ile ilgili soru çok. Akil insanlar diye kent kent ,kasaba kasaba gezdirilen insanlar bile bu sürecin içini bilmiyor. Ama herkesten destek isteniyor içi bilinmeyen bir sürece destek vermek aklı başında olan insanın işi değildir. Ülkenin ve milletin geleceği ile oyun oynamak kumar olur. Böyle bir kumarın sonucunda faturayı bütün millet ödemek zorunda kalır. Kimsenin böyle bir faturayı bu millete ödetmeye hakkı yoktur. Eğer bir şeyin içeriği milleten saklanıyorsa, bu işte rahatsızlık yaratacak birçok noktanın olduğu kesindir. Çözüm süreci ile ilgili sürekli mesajlar veriliyor ama bu çözüm sürecinin ne olduğu içinde ne olduğu açıkça millete anlatılmıyor.
İyi şeyler olacak diyerek milletin gazı alınıyor. Sanki çözüm sürecine karşı olanlar iyi şeyler olmasın istiyormuş gibi bir hava yaratılıyor. Çözüm sürecine karşı olanlara ,”neden karşısın?” diye sorulmuyor. Süreci yürütenler ve körü körüne ortak olanlar ,karşı olanları “şehitler gelsin ,analar ağlasın mı” istiyorsunuz diyerek suçlamaya devam ediyor. Bu suçlamayı yaparak insanları susturanlar zannediyorlar ki bu milletin tamamı arkamızda. 1,5 yıllık çözüm sürecinde Doğu ve Güneydoğu daki sessizliğin arkasında çözüm sürecinin olduğunu söyleyenler acaba neleri feda ettiğimizi biliyor mu? Terörist şehitliği kurmak, terörist heykeli dikmek, terör örgütü bayrağı dikmek nedir? Kim neyin bedelini ödedi,k im neyin sefasını sürüyor? Genelkurmay Başkanı na çözüm sürecinin içi neden anlatılmıyor? Lütfen kendi aklınızla bir kez de siz düşünün!