Balyoz davası…

Abone Ol

Engin Alan.

Emekli Korgeneral.
Balyoz davasında yargılandı.
Haksız yere 3 yıl yattı.
Tazminat davası açtı.
Kazandı.
Hem de tamı tamına bir milyon 363 bin 650 lira.
Balyoz gibi.
Bu dava emsal olacak.
Devlet diğer sanıklara da milyonlarca lira tazminat ödeyecek.
Devletin günahı ne?
O kararları veren yargıçlara güvenip görevlendirmek.
Her hatanın bir bedeli olmalı.
Devlet o yargıçların verdiği hatalı kararın bedelini bir milyon 363 bin 650 lira olarak ödeyecek.
Ya kararı verenler?
Onların suçu yok mu?
Yok dersek, yanlış olur.
Bence yargılanıp hatalı kararları nedeniyle cezalandırılmalı.
Cezalandırılmalı ki, hatalı karar verenlerin sayısını düşürebilelim.
Zaman içinde hatalı karar veren kalmayacak hale gelelim.
İnsanların kaderi hakimlerin hatalı kararlarıyla çizilmemeli.
Bu ülkede yargı, hatalarıyla anılır oldu.
Hukuk tartışılıyor.
Varlığına olan inanç sarsılmış bir kere.
Tesis etmek hayli zor.
Yıllar öncesi yargı kararlarına tepki gösterip Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne başvuran bir gazeteciyim.
Adeta isyan ederek hakkımı aramaya koyuldum.
Sonucu halen bekliyorum.
Gecikmenin nedeni Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne başvuran ülkeler sıralamasında lider oluşumuz.
Liderlik yargı kararlarına olan inançsızlıktan geliyor.
O mahkemeden gelecek olan karar benim yazacağım ilk kitap olacak.
Vay bee.
Hukukta bu da olur mu, dedirtecek çok şey o kitapta yer alacak.
Her neyse biz gelelim ana konumuza!
Balyoz davasında hükmedilen tazminat davası geçmişteki hukukumuzun yanlışlığını ortaya koyuyor.
Düzelme yoluna girildiğini gösteriyor.
Çare mi derseniz.
Tam olarak değil.
Çare yanlış karar vermeye cesaret edememek.
Vicdanının sesini dinlemek.
Yanlış yapanı cezalandırmakla mümkün olur.
Bence.