n
n n Son 10 yılımızı ‘cek-cak’larla heba eden AK Parti iktidarının artık foyası çıktı.
n n Aldatmalar ön planda.
n n Tutarsızlıklar süreklilik kazandı.
n n Yalanlar doğal hale getirildi.
n n Halkın hassasiyetlerine dokunulur oldu.
n n Cumhuriyetine bile kutlama yasağı getirildi.
n n Tüm bunlar sadece muhalefet partileri yetkililerince söylenmiyor.
n n Sokaktaki vatandaş da aynı görüşte.
n n Bu görüşlere katılanlardan biri olarak CHP Samsun Milletvekili sevgili İhsan Kalkavan’ın son açıklamasını sizlerle paylaşmak istedim.
n n Ne diyor sayın Kalkavan?
n n Başbakan Recep Tayyip Erdoğan yalancı.
n n Bir Başbakan için söylenecek en ağır söz.
n n Zira yalan her kötülüğün anası.
n n Böyle olunca vahim bir durum ortaya çıkıyor.
n n “Suriye’ye demokrasi getirecekmiş, ne demokrasisi, iki gün önce meydanları gördük, bayramları kutlatmıyorlar bize. Geçmişini, dedelerini, ceddini, bayramını, dinini bilmeyen insandan halk olmaz. Yalancı bir Başbakanımız var. Kendi söyledi 23 Nisan’dan önce ‘kurtaracağım bu insanları, stadyumlardan, hibodrumlardan. Bundan sonra bayramlar halkla kutlanacak’ dedi. Sonra halkı stadyumlara mahkum etmeye çalıştı. Bayramını halkın içinde kutlamak isteyen insanlara, bunların önderi Cumhuriyet Halk Partisi’dir diyerek biber gazı sıktılar. Bütün bu olayların içinde MHP’de maalesef AKP’nin kuyruğunda” diyen İhsan Kalkavan, halkın yalanlarla daha fazla aldatılamayacağını söyledi.
n n Yorum sizin.
n n --------------------------------
n n Öğrencilere öğütler…
n n
n n Dünya Gazetesi yazarı ve yönetim danışmanı Dr. Rüştü Bozkurt Canik Başarı Üniversitesi öğrencileriyle bir araya geldi.
n n Sayın Bozkurt, ‘Damdan düşenin halinden damdan düşen anlar’ dercesine öğrencileri iş kuracakları zaman batmış 5 kişiyle görüşmelerini önerdi.
n n Neden?
n n Batanların, battıklarından ders almış olacaklarından olsa gerek.
n n Doğrusu da bu.
n n Kaybeden, kaybettiğinden mutlaka ders alır.
n n Aldığı ders doğruyu öğrenmesinde önemlidir.
n n Batmış 5 kişi ile görüşüldüğünde ortak bir nokta zaten bulunmuş olur.
n n Bu nokta yol da gösterir.
n n Sayın Bozkurt öğrenciler üzerinde ne denli etkili olur bilemem.
n n Söylediklerine katıldığımız olduğu gibi katılmadıklarımız da var.
n n Örneğin, Türkiye’nin bin yıllık fırsatı yakalamış olduğunun altını çizen sayın Bozkurt’a bulunduğumuz ortamda katılabilen olur mu bilemem ama göstergeler fırsatı yakaladığımızı değil, kaçırdığımızı ortaya koyuyor.
n n Ekonomimiz can çekişiyor.
n n İhracatımız ithalatımızın çok gerisinde kaldı.
n n Borçlanma her geçen gün artıyor.
n n Ekonomi çıkmaza giriyor.
n n Her kesimde daralma hızla devam ediyor.
n n Gelecek endişesi her geçen gün artıyor.
n n Tüm bu gerçekler ortadayken, birilerinin sürekli pembe tablo sunarak halkı aldatmaya çalışması var olan sıkıntıyı daha da arttırıyor.
n n Ne dersiniz?
n n -----------------------------------
n n Yılmaz niye abi olamadı…
n n
n n Samsun’un efsanesi merhum Muzaffer Önder, İlkadım’da fotoğraflarla anılacak.
n n CHP İlkadım İlçe Başkanı Erkan Akyüz, Muzaffer Önder’in ölümünün 7. Yılı nedeniyle yaptığı açıklamada “Muzaffer Önder ölümüne kadar ‘Abi’ olarak kalabildi” dedi ve Yusuf Ziya Yılmaz’ın neden ‘Yusuf bey’ olarak kaldığını anlattı.
n n Abi tanımının kendisinde uyandırdığı etkinin sevgi ve samimiyet olduğuna dikkat çeken Erkan Akyüz, Muzaffer Önder’in hizmet etme özelliğinin yanına Abi özelliğini eklemiş ve böyle anılmayı sağlamasının çok önemli bir özellik olduğuna vurgu yaparak şöyle dedi:
n n “Muzaffer Abi’den sonra göreve gelen Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Ziya Yılmaz döneminde de fiziki değişiklikler olmuştur. Ama ben şunu sormak isterim; Muzaffer Önder niçin Abidir de Yusuf Ziya Yılmaz neden Yusuf Beydir. Bu sorunun cevabını bulmalıyız.”
n n Evet…
n n Yusuf Ziya Yılmaz ile Muzaffer Önder arasındaki farklılıkları saymakla bitmez.
n n Muzaffer Önder, Samsun’da herkesin abisi idi.
n n Yusuf Ziya Yılmaz ise Abi olmaktan uzak kaldı.
n n Abi olmak kolay şey değil.
n n Yusuf Ziya Yılmaz istese de Abi olamaz.
n n Zira Abilik farklı bir şey.
n n Ne dersiniz?
n n ---------------------------------------
n n
n n
n n Gülümse:
n n
n n Ne görüyorsun?
n n
n n Karadenizli Temel ile Adanalı Birol birlikte tatile çıkarlar.
n n Fethiye de, Kelebekler Vadisi nde kamp kurarlar.
n n Akşam güzel bir yemek yiyip sonra uykuya dalarlar.
n n Birkaç saat sonra Birol uyanır ve Temel i de dürtükleyip uyandırır.
n n Temel uyku sersemidir:
n n - Ne oldu? Ne istisun?
n n - Temelciğim. Yukarıya bak ve bana ne gördüğünü söyle.
n n Temel gökyüzüne bakar ve cevap verir:
n n - Ha punun icun mu uyandirdun benu?. Paktum işte. Milyonlarca yilduz cörirum...İşil işil parliyan milyonlarca yilduz...
n n Birol tekrar sorar:
n n - Peki, bu sana neyi gösteriyor?
n n Artık iyice uykusu kaçan Temel sinirlice cevap verir:
n n - Teolojik olarak Allah in kudretinu ve kendu acizligimuzu
n n cörirum. Felsefi olarak, evrenun sonsuzluğunu ve onun karşısındaki önemsizligimuzu cörirum. Astronomik olarak galaksilerun, yildizlarun, gezegenlerun varliğini corirum. Meteorolojik olarak pucün havanun çok güzel olacağinu cörirum. Yilduzlarun konumuna bakarak da gecenun körü ve saatin 3 olduğunu, penu luzumsuz yere uyandirduğunu cörüyurum... Niye sordun punu paa? Ha sana neyi cösterur?
n n Birol cevaplar:
n n - Ulan salak, çadırımızı çalmışlar...
n n -----------------------
n n Aforizma:
n n
n n Hiç kimse duymak istemeyen biri kadar sağır olamaz.
n n W.Shakspeare
n n ------------------------
n n Tarihte Bugün:
n n
n n 4 Kasım 1909 : Bağdat Demiryolları kapsamında yapılan Haydarpaşa Garı törenle açıldı.
n