Milletin anasını ağlatan kocaman adamlar dururken benim “beni ağlatan
küçük kızı” yazmamı yadırgayabilirsiniz. Ama ben yine de o “küçük
kızı” yazacağım. Dün akşam bir telefon geldi o küçük kızdan ve ben
ağladım.
Tam on yıl önce tanımıştım o küçük kızı, daha doğrusu ben o küçük kızı
tanıyalı tam on yıl olmuş. Gencecikti ama ufacıktı da. Ben ilk bakışta
ufacık boyunu görmüştüm; kocaman yüreğini daha sonra görecektim. Bizim
Erdem Erol’un keşfiydi. Gazeteci olacakmış! Erdem öyle demişti. O
“küçük kızı” tuttuğumdan değil Erdem’i tanıdığımdan ve Erdem’in
ölçülerine inandığımdan “peki” dedim. Ve “küçük kız” o zamanlar genel
yayın yönetmeni olduğum Halk Gazetesi’ne ilk adımını attı.
O ilk adımın “onurlu ve başarılı bir meslek kariyerine atılan ilk
adım” olduğunu, kısa zaman sonra anladım. Küçük kız meslekte dev
adımlarla yürüdü. Çok iyi haberler getirdi ama daha da önemlisi
meslekte hep dik durdu, hep temiz kaldı. Bir süre sonra yollarımız
ayrıldı; önce ben ayrıldım Halk Gazetesi’nden sonra o ayrıldı. Ama
gönül beraberliğimiz hiç bitmedi. Onu gittiği yerde hep ilgiyle ve de
gururla izledim. Zaman zaman telefonla zaman zaman da bizzat giderek
tebrik ettim yaptığı manşetlik haberlerinden dolayı.
Mesleğe adım atarken Erdem Erol’u tanıması bir şanstı. Ayrıldıktan
sonra şimdiki büro şefiyle çalışması da bir başka şansı oldu. O da
Erdem Erol gibi gerçekten başarılı bir gazeteci ve o da temiz ve
saygın bir isim.
Dün akşam, bu yazıyı yazmadan ve böyle bir yazı yazmayı asla
düşünmeden hatta hayal bile etmeden az önce telefonum çaldı. Ve ben
ağladım. Arayan o “küçük kız” idi. Dün itibariyle tam on yıl geçmiş
mesleğe başlamasının üzerinden. Onu keşfeden Erdem Erol’a ve ona
destek veren bana teşekkür ediyordu. Vefa ve teşekkür kavramlarını
unutalı ne kadar çok olmuştu ve o “küçük kız” kendi doğmadan önce ölen
o kutsal kavramı yaşatıyordu. “Ağladım” demiştim ya, onunla konuşurken
işte bundan dolayı ağladım. Vefa bizim yitik malımızdı; yitik malımızı
bulduğum için ağladım.
Dünün cüssesi küçük yüreği büyük acemi muhabiri bugün deneyimli bir
gazetecisi olan o küçük kız Yaprak Koçer, onun ikinci şansı ise DHA
Samsun Büro Şefi Sevgili Murat Sandıkçı. Nice yıllara Sevgili Yaprak
Koçer ve binlerce teşekkürler Sevgili Erdem Erol, Sevgili Murat
Sandıkçı… Meslek ve hayat sizlerle ve sizin gibi olan gençlerle güzel…
NOT: Bu akşam 20.00-22.00 arasında Haber AKS TV’de yayınlanacak olan
Osman Kara ile Farklı Bakış” programında konuklarım OMÜ Ziraat
Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yusuf Demir, Mimar Saffet Atik, Kent
Planlamacısı ve Doğa Fotoğrafçısı Mimar Embiya Sancak, Samsun Çevre
Birlikteliği Dönem Sözcüsü Elektrik Mühendisi Metin Telatar, Vatandaş
Mustafa (Orhan), Havva Anne (Kibar) ve Samsun Turizm Derneği eski başkanlarından Mustafa Yavuz’la “YEŞİL YOL” projesini konuşacağız.