BENİM DE SPONSORUM OLDU

Abone Ol

Hep sporcuların ya da sanatçıların olacak değil ya artık benim de bir
sponsorum var. Ve galiba Türkiye’de, hatta belki de dünyada ilk defa
uygulanan bir sponsorluk bu: Kitap sponsorluğu.
Kitap almak ve okumak babamdan miras bir tutkudur bende. Fena
sayılmayacak bir kütüphanem var. Samsun’daki kitabevlerini gezmek,
raflardaki kitapları gözden geçirmek ve içlerinden en az birini almak
son on beş yılın değişmez alışkanlığıdır.
Dr. Naci Şen’le tanışıklığım kitabevlerindeki karşılaşmalarımla
başlar. O da kitap meraklısı. Önce selamlaşmakla başlayan
tanışıklığımız, zamanla sohbetlerle zenginleşerek dostluğa dönüştü.
Mart ayında konuşmacı olduğum bir toplantı sonrası yanıma yaklaştı,
yine kitap üzerine bir sohbetin kapısını araladı ve son derece zarif
bir ifadeyle “Biliyorum, kitabı çok seviyorsunuz, izin verirseniz
sizin kitap sponsorunuz olmak istiyorum” dedi.
“Şaşırmadım” dersem yalan olur. Nasıl şaşırmam ki, ilk defa duyuyorum
kitap sponsorluğunu. Kitap seven birisinin kitap seven bir dosta
yapacağı tekliflerin en güzeli ama kitabın her geçen gün daha az
okunduğu günümüz Türkiye’sinde herkesi şaşırtacak bir teklif.
“Şaşırmadım” demem ne kadar yalan olursa “sevinmedim” demem de o kadar
yalan olur. Bana verilecek hediyelerin en güzeli kitap, açlığımın asla
geçmeyeceği manevi gıdam. Şeker misali insan nasıl yedikçe daha çok
acıkırsa ben de okudukça daha çok okumak istiyorum. Yeterince okumadan
önce çok şey bildiğimi zannederdim, okudukça ne kadar az şey bildiğimi
fark ediyorum. Bilginin sınırsızlığını gördükçe, bilgimin sığlığına
hayıflanıyorum.
Kendi tarihimiz, kendi coğrafyamız -coğrafyamız derken sadece vatan
coğrafyasından değil, bir büyük bölgeden, Asya, Avrupa ve Afrika’dan
bahsediyorum- kendi medeniyetimiz konusunda artık meraklısının
istediği her bilgiye ulaşması mümkün. Ama internetin kirli ortamına
atılmış ve bir kısmı kasıttan bir kısmı cehaletten beslenen çarpık
bilgilerle değil gerçek ilim adamlarının ciddi çalışmalarındaki
bilgilerden ulaşmak kaydıyla.
Geçenlerde sevdiğim bir dostumun yazısında bir alıntı çarptı gözüme.
Önemli bir asker, siyasetçi ve devlet adamının bir sözünü alıntılamış,
kaynak da veriyor. Ama söz akıl dışı, o tarihi şahsiyetten sadır
olması mümkün değil. Aklım almadı, ben de gittim kaynak olarak
gösterdiği kitabı aldım. Belli ki benim dostum kitabı okumamış, o da
bir başkasının yalanına daha doğrusu sahtekarlığına kurban gitmiş.
Tahrif edilmiş bir metinden alıntılamış o cümleleri. Keşke akıl
kantarına vursaymış o sözleri kullanmadan önce ya da kaynağın aslına
bakmayı akıl etseymiş. Görmedim henüz, ilk gördüğümde söyleyeceğim
kendisine.
Kitap, bir sevgilidir tutkunları için. Kaprisi olmayan sevgili, terk
etmeyen, terk edebilir mi endişesini yaşatmayan ve hep el altında ve
hep sakin, sade, mütevazı ve cömert olan sevgili. Bakılması, tozunun
alınması bile bir büyük zevk.
Huzurunuzda teşekkür ediyorum kitap sponsorum Sevgili Dr. Naci Şen’e.
Başkaları için başkalarına da örnek olması temennisiyle…