Yaşamak, hele de bilinç düzeyi yüksek bir şekilde yaşamak, insanı her zaman güçlü kılar.
İnsanı diğer insanlardan ayıran en önemli özelliği mizaç ve karakteridir. Bencil olmayan, etrafındaki diğer insanların da en az kendisi kadar insan olduğunun bilincine erişebilmiş insan, kendini ve çevresini aşmıştır. Kendini ve çevresini aşmış insan etrafını aydınlatır. İnsan bilmediği şeylere karşı mesafelidir. İnsanın eşyayı, toplumu ve olayların nesnel nedenlerini öğrenmeye ve algılamaya başladı mı bilinç düzeyi yükselir. İlim, irfan sahibi bilinç düzeyi yüksek, kendini aşmış insandan topluma bir zarar gelmez. O ne okursa okusun ne düşünürse düşünsün toplumun geleceğini uçurumların kenarına taşımaz.
Hayat, hiçbir zaman dikensiz bir gül bahçesi değildir. Düz ovalar, engebeler ve yüksek dağlarsız bir doğa yoktur. Dalsız, budaksız ağaç da olmaz. Sorunlar her zaman olacaktır. Yaşarken bunca sıkıntıya rağmen kendisini fazla düşünmeyen, hatırlamayan, yaşadığı sürece hep başkaları için yaşayan, kendi toplumuna hatta bütün insanlığa faydalı işler yapan insanlar, kendilerini unutsalar da diğer insanlar ve insanlık onları unutmuyor; hep hatırlıyor.
Bencil insan yalnız insandır. Onun dostu olmaz.
Hakiki kahramanlar, felaket yağmurları altında başkaları için saadet çiçekleri toplayanlardır.
İnsanın kendisi için yaşaması en kolay olanıdır. Önemli olan kendine faydalı olduğu sürece insanın diğer insanlara da yararlı olabilmesidir. Bu durum, bir anlayış,maya meselesidir. Toplumlar ve insanlık kendi geleceğini ancak mayası sağlam, karakter sahibi şahsiyetler sayesinde devam ettirebilir. Bencil insan, boşa dönen değirmen taşı gibi kendi kendini yok eder.
İnsanlık yine de iyiden, güzelden yana tavır koyacaktır. Ben toplumların bilimde, felsefede, sanatta iyiye, güzele ulaşma arayışını sürdüreceklerine inananlardanım. İnsanımızın dirliği ve ruh güzelliği bu anlayışla beslendiği sürece bin yılların ötesinde de mutluluk şarkımız hep söylenecektir.