Petrol-İş Sendikasının
kapanacağı haberini dün
Bir yıldız kayıyor başlığıyla vermiştik...
Ağırlıklı olarak Samsun Gübre Fabrikasında
örgütlü olan ve delege tespitinden kongre sürecine kadar
hayli çekişmeli geçen seçimlerine tanıklık ettiğimiz Petrol-İş Sendikası Samsun Şubesinin
kapanacak olmasının burukluğunu yaşıyorum ben...
Petrol-İş Sendikası, Samsunun sosyal hayatında
önemli bir renkti...
1971de Gübre Fabrikasında
örgütlenen Petrol-İş Sendikasının
ilk başkanı Kemal Köroğlu...
Sonra 2 yıl Seyfettin Zaman başkanlık yapıyor...
İzzet Altuntaş, 1973ten 1983e kadar
başkanlık görevini yürütüyor...
Sendika, bu dönemde oldukça
güçleniyor ve büyüyor...
Altuntaş, Samsun Şube Başkanlığından
Genel Merkez Yönetimine girmeyi başarıyor...
Sosyal demokrat Cevdet Selvinin
başkan olduğu bir yönetime sağcı bir
sendikacının girebilmesi yürek işi...
İzzet Altuntaş, tabanda
kazandığı sevginin semeresini görüyor...
Genel merkez yöneticisi Altuntaş,
yerini rahmetli Erol Albayraka bırakıyor...
Erol Albayrak, genç yaşta geçirdiği bir trafik kazası sonucu hayatını kaybedince, onun yerine Genel Sekreter
Sebahattin Çam getiriliyor...
Güçlü sendika, sosyal demokrat Çamı, Türk-İş Bölge Temsilciliğine
taşıyor....
Çamdan sonra Nejdet Kan dönemi başlıyor...
Nejdet Kan ve arkadaşları
en sıkıntılı dönemde göreve talip oluyor...
En örgütlü oldukları işletme Azot Fabrikası özelleştirilince,
Petrol-İş güç kaybediyor...
Nejdet Kan ve arkadaşlarının
direnişi, ortaya koyduğu çaba
yetmiyor...
Doğruları ve yanlışlarıyla
Samsunda işçi hareketinin öncüleri olmuş bu sendikacıların
katkıları, Samsun İşçi Tarihini yazacaklara
önemli bir malzeme oluşturacaktır...
Petrol-İş, sadece bir işçi sendikası
değil, siyasetin nabzının tutulduğu ve bazen de şekillendirildiği
bir sivil toplum kuruluşuydu...
Böylesine güçlü bir örgütün
kapanışını, Samsunun bir kaybı olarak görüyorum...
Kimler gelmiş, kimler geçmişti...
Sanki bir masal gibi...