Bir salgının analizi…

Abone Ol

n

n
n Geçen hafta Terme İlçemizde yaklaşık 3500 kişinin hastalandığı bir salgın yaşadık.
n
n Yaşanan salgının neden ya da nereden kaynaklandığına ilişkin resmi ağızlardan henüz bir açıklama gelmedi.
n
n İl Sağlık Müdürlüğü gerekli çalışmaları yapıp, bugüne kadar yapılması gerekli açıklama için topu Sağlık Bakanlığı’na attı.
n
n İyi de İl Sağlık Müdürlüğü neden böyle yaptı?
n
n Hâlbuki şüphe edilen kaynaklardan yapılan analizler, saha çalışmaları ve hastaneye gelen vakaların değerlendirilmesiyle en ufak bir şüphe uyandırmayacak nitelikte bir sonuca rahatlıkla ulaşılabilirdi.
n
n Bence ulaşıldı da…
n
n Ama açıklama gelmedi.
n
n Açıklama ısrarla Bakanlığa havale edildi.
n
n “Bir ilçede bu kadar fazla sayıda insanı aynı anda etkileyecek ve onlarda hastalık durumu yaratacak ne olabilir?” sorusunun yanıtını Ankara’dan beklemenin iki nedeni olabilir.
n
n
n
n Birincisi yaşanan olay sağlık anlamında Samsun’daki sağlık kurumlarını aşan boyuttadır.
n
n İkincisi yaşanan olay, siyasi anlamda Samsun’daki sağlık kurumlarını aşan boyuttadır.
n
n
n
n Resmi olmayan bilgiler yaşanan olayın bir dizanteri salgını olduğu yönünde.
n
n Dizanteri vakaları aslında tek tük vakalar şeklinde her yerde görülebilir.
n
n Ancak bu mikrop şartlar müsait olduğunda salgınlar yapar.
n
n Anlaşılan dizanteri mikrobu Terme’de salgın yapacak müsait bir ortam bulmuş.
n
n En azından böyle bir gerçeklikle karşı karşıyayız.
n
n Böylesi bir salgında 3500 kişinin birbiriyle direkt temasının söz konusu olamayacağı düşünüldüğünde, salgın oluşumunda hastalık kaynağı olarak şebeke suyu ilk akla gelmelidir.
n
n Bunu, kentin sağlığını yönetenlerin gayet iyi bildiğini düşünüyorum.
n
n Aynı şekilde sağlıkçı olmasa da belediye başkanlarının, kaymakamların ve valilerin de bunu bilmesi gerektiğini düşünüyorum.
n
n Bu bağlamda kent yönetimlerinde yer alanların genel kültürlerinin değerlendirilmesini ise takdirlerinize bırakıyorum.
n
n …
n
n Sayın başkanın dün Haber Gazetesi’nde yayınlanan açıklamalarına bakıldığında; bakanlıktan gelen halk sağlığı ekipleri tarafından Terme İlçesi nde şebeke sularında ve su kaynağında incelemeler yapılmış. Yapılan incelemeler sonucunda başta klorlamaya yönelik değerlendirmeler olmak üzere belediye su şebekesi ve su kaynağına yönelik pek çok aksaklık ve eksiklik tespit edilmiş. Bunlarla ilgili çalışmalar başlatılmış.
n
n Bu açıklama şebeke suyuyla ilgili sorunun varlığını zaten birinci ağızdan doğrular nitelikte.
n
n
n
n Ancak Terme Belediye Başkanı yaşanan bu acı tecrübeye rağmen “Suyumuzun sağlıklı olduğuna inanıyorum” diye açıklama yapıyor…
n
n Suyla ilgili de iki değerlendirme yapabiliriz.
n
n Su, ya temiz ve sağlıklıdır ya da bunun tam tersidir.
n
n Yani burada mesele inanıp inanmamak meselesi değildir.
n
n Mesele, salgına yönelik akla mantığa uygun bilimsel verilerin sürüncemeye getirilip bir türlü açıklanmamış olması meselesidir.
n
n O yüzden sayın başkan inandıklarını değil, en azından son üç aylık şebeke suyu analiz sonuçlarını kamuoyuyla paylaşmalıdır.
n
n Bakanlık yetkililerinin benzeri değerlendirmeler ve uyarıların daha öncesinde İl Sağlık Müdürlüğü tarafından yapılmış olması gerektiği düşünüldüğünde, geçen sürede altyapı ve şebeke suyuyla ilgili bir uyarı alınıp alınmadığı, eğer böyle bir uyarı alındıysa bugüne kadar neden buna yönelik bir çalışma başlatılmadığı da sayın başkan tarafından açıklanmalıdır.
n
n Bunlar tamam olduğunda geriye tek bir soru kalıyor:
n
n Samsun’un Terme’sinde yaşanan ishal salgınıyla ilgili açıklamayı neden Ankara’dan bekliyoruz?
n
n Bu olay hangi boyutuyla Samsun’u aşmıştır?
n
n Hadi birisi de bunu açıklasın…
n