BİTMEYEN TRAFİK TERÖRÜ

Abone Ol
Ülkemizde, 2014 yılının yedi ayına ait trafik kazları ile ilgili istatistik verileri yayınlandı. Bu süre içinde, 1943 ölü, 155.227 yaralı; 1556’sı ölümlü olmak üzere, 90.902 yaralanma ile sonuçlanan, 208 bin 355 trafik kazası meydana gelmiştir. Bunun anlamı şudur ki, her gün ortalama 10 ölüm ve bin trafik kazası rakamı önümüze çıkmaktadır. Allah korusun sanki rekor kırmak için yükseliş vardır. Bu sayıların kayda geçen sayılar olduğunu unutmamak gerekir. Ayrıca, ölümlerde kazanın olduğu zamana ait rakamlardır. Bu konuda bazı bilirkişiler bunun 2 veya 2,5 kat daha fazla olabileceği kanaatini taşımaktadır. Öncelikle, şapkamızı önümüze koyarak, nereye gidiyoruz diye düşünmemiz gerekir. İyiye gitmediğimize göre de bunun tedbirlerinin alınması gerekir. Fakat, herkes bu konuda şikayetçi olmasına rağmen tedbirlerin alınmadığını, daha doğrusu önleyici tedbirlerin olmadığını görüyoruz.
Trafik kazaları ile ilgili olarak konuşmalara başlayınca, bu konuda kendinin bilgili olduğunu zanneden kişiler; cezaların artırılması gerektiğini söyler. Gerçekten de trafik cezaları artırılmaktadır. Yalnız, buna rağmen; trafik kazlarının önlenemediğini görüyoruz. Öncelikle, sürücülerin çoğunda, renk körlüğü yok ama, renklere itibar etmemek var. Evimin balkonundan bakarken kendimce yaptığım istatistiğe göre, ışıkların sarıdan kırmızıya dönüşünde değil, tam kırmızıda en az iki aracın geçtiğini görüyorum. Trafikte en önemli husus, kavşağa yaklaşırken hemen durmaya olanak sağlayacak şekilde gazdan ayağın çekilmesi gerekir. Bunun aksine ise, sarı-kırmızı veya tam kırmızıda geçmek için daha çok gaza basılmaktadır. Bu hususta dert yandığım bir trafik komiseri, duracağınız zaman, arkanıza bakınız; hızla gelen bir araç var ise, kırmızıda geçiniz; geçmez iseniz, geriden gelen araç size çarpar ve büyük bir kazaya neden olur. Kırmızıda geçerek vereceğiniz ceza ise, ehveni şerdir dedi. Elbette, bu konuda çok tecrübeli idi, tavsiyesi doğru mu? Bilemiyorum. Herhalde emniyet şeridi diye bir şey yok. Polisin gözü önünde işgaller olmasına rağmen, ikaz edilmiyor. Üç şeritli bir yolda en sol şerit ve orta şerit, kamyon ve TIR ların işgalindedir. Otobüslerin hızı, herhalde otomobillerden en az 10 veya 15 kilometre daha fazla. Diğer çok önemli husus ise, karayollarındaki otomobillerin hızları markalarına ve lüks oluşlarına göre değişmektedir. Trafiğin izin verdiği hızda gider iken, yanımdan geçen Mercedes marka otomobil veya jeep 200 km/saat hız yapmaktadır. Sürücülerin kendileri, yol, araba ile ilgili olarak bilgilerinin çok az olduğunu görüyorum. Bir otomobilin hızı 100 Km/saat hızdan yukarıya doğru çıkmaya başladıkça, havanın tekerleklere yaptığı yastıklama miktarı artmaktadır. Aynen, buzda olduğu şekilde tekerleklere hava yastıklama yaparak, tekerleklerin yer ile temasını çok azalmaktadır. Otomobilin ağırlığına göre, hızınız 150-170 Km/saat civarında olduğu zaman, tekerlekler yola ancak 5 veya 6 kilogram ağırlıkla temas etmektedir. Bu durumda artık otomobiliniz sizin iradenizden çıkarak mekanik güçlerin idaresindedir. Anormal bir durumda yapacağınız hiçbir şey yoktur. Eğer, vaktiniz olur ise, Allah a dua edebilirsiniz. Diğer önemli bir husus ise; 100Km/saat hızla giderken durmak istediğiz zaman, durma mesafeniz 95 metredir. Bunun 33 metresi, ayağınızı gazdan çekerek, frene basma zamanında kat edilmekte, 62 metresi ise otomobilin durabilme mesafesidir. 90-100 Km/saat kafadan uydurulmuş hızlar değildir. Gerçek anlamda bilimseldir ve deneylere dayanmaktadır. Ben çok iyi otomobil kullanırım, bana bir şey olmaz sözü ise bir hikayedir. Binlerce defa olmayabilir, ama bir seferi ise kaza için yeterlidir. Bir de çok ayıpladığım husus, ülkemizde sürücülerin otomobillerini yayaların üzerine doğru sürmeleridir. Lütfen, gelişmiş ülkelere bir bakınız. Işıkların olmadığı veya yayaya kırmızı ışık yandığı durumda veya yaya geçidinin dışında bir yerde, bir yaya kaldırımdan
yola adımı attığı zaman yüzlerce otomobilin durduğunu görürüsünüz. Çünkü, orada bireyin, insan olarak kişilik hakları yüksektir. Bir kaza anında, kırmızı ışık yayaya yanıyordu veya yaya geçidinin olmadığı yerden geçiyordu diyemezsiniz. Elbette, trafik kurallarına uymak medeniyetin gereğidir ve bu kurallara uymayanların psikolojik sorunları olduğu gerçektir. Saygılarımla iyi sürüşler dilerim.