BORSAN GRUP’UN YÖNETİM KURULU BAŞKANI’NI DİNLERKEN…

Abone Ol

29 Mayıs İstanbul’un fetih yıldönümüydü: Kutluyorum.
Bir taraftan Fetih programlarını takip ederken diğer taraftan da Haber AKS TV’de EKOSEKTÖR Programı’nın konuğu Borsan Grup’un Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Adnan Ölmez’i dinledim. Aslında bugünkü yazımız HDP’in programıydı. İzninizle HABER AKS TV.deki programı paylaşmak istiyoruz.
Programda Sayın Ölmez bir taraftan izleyicileriyle deneyimlerini paylaşırken, diğer taraftan da kısa ve öz ekonomi ve sosyal sorumluluk derslerini veriyordu.
Yurtdışı pazarlardan pay almaya çalışırken ekonomik dengeleri gözetlediği gibi siyasi dengelerin analizlerini de yaptığı gözden kaçmıyor ve olumsuzlukları fırsata dönüştürmenin yollarını işaretliyordu.
Koca AB ülkelerinin kaybettikleri ya da giremedikleri Kırım pazarına girişini anlatması bunun güzel bir örneğiydi.
Krizleri fırsatlara dönüştürmenin kültürümüzdeki adı,” şerden hayır çıkarmak” ya da ” olanda hayır vardır” şeklidedir.
Sayın Ölmez’in kriz zamanında tüketimin azalmasına paralel olarak üretimin de azaldığını, ancak başka pazarlar arandığını ve böylelikle de yeni imkanların elde edilerek fırsatlara dönüştürüldüğüne dikkat çekiyor.
Sayın Ölmez, her işadamı gibi üniversitelerin öğrencilerini, “kullanılabilir bilgi oranının düşüklüğü ile mezun ettiklerine” dikkat çekerek onlarla ilişkilerini ve hayri işlerini Sosyal Sorumluluk kapsamında ele almakta ve bu çalışmalarını bir vakıfla ebedileştirmek istediğini ifade etmiştir. Ayrıca özelde OMÜ, GENELDE İSE ÜNİVERSİTELERDE OKUYAN GENÇLERDEN “ BEYİN” ŞEKLİNDE SÖZ ETMEKTEDİR.
Örneğin; OMÜ’de okuyan öğrenciler için “50 bin beyin” nitelemesi yapmaktadır. Burada bölge kalkınmasında üniversitelerin önemine vurgu yapmaktadır.
Programın vurgusu ekonomik olup krizleri fırsata dönüştürme açılımları olsa bile en çok hoşuma giden tarafının sosyal sorumluluk kapsamında hayri işlerini organize edecek vakıf rüyası idi.
Medeniyetimizin bir adı da “Vakıf Medeniyeti” dir.
Selçuklularda ve Osmanlılarda zenginlerin, devlet adamlarının ve yüksek düzey bürokratların vakıf gelenekleri vardı. Milletimiz şimdilerde o zenginleri, devlet adamlarını ve yüksek düzey bürokratlarını mumla aramaktadır.
Bu güzel örneğin diğer işadamlarımızla devam ettirilmesi dileğiyle selam ve sevgiler…