BU YAZIMI ERKEKLER OKUMASIN

Abone Ol

Güzellik soyut bir kavram olup gelip geçicidir.
Sözüm tüm hemcinslerime. Güzellik ve beğenilmek duygusu, kadının doğasında var.
İtiraf ediyorum ben de çok eski ve uzun yıllar boyunca, en ünlü müstahzarların ürünlerini kullanmaya çalıştım. Hatta Türkiye’de bulamadığım malzemeleri yurtdışından getirterek çok ahmakça işler yaptığımın sonunda farkına vardım.
Ancak tüm bunları idrak ettiğimde zaman içinde çok yol almıştım.
Şimdi olsa bu malzemelere hiç para dökmezdim. Çünkü bütün bunlar aslında içimizde var. Ne zaman faydalı ve toplum yararına bir iş yapsak yüzümüz aydınlanır.
Onca harcadığım parayı ve giydiğim kürklerin harcamalarını hasta ve engelli çocuklara ya da hayvanlara harcamadığım için sonsuz üzgünüm ve nedamet duygusu içindeyim.
Kalın makyajlar yapmak, suratınıza kalın duvar örmek gibi bir işlevdir.
Güzelliğinizi kalın fondötenler, rengarenk kalemler, allıklar altına hapsetmeyin bırakın yüzünüz ve gözünüz, ruhunuz özgür kalsın.
Adına porselen makyaj dedikleri şey ise bunun hafifletici güzel adıdır.
Bir fizik kanunu var. Adına yer çekimi denen. Yer çekimi kuvvetinin karşısında, hiçbir kadın karşı duramaz. Yaptığınız makyaj sürdüğünüz kremler ise ruhunuza sürdüğünüz yalandır.
En sevimli masum hayvanlar, her gün biz kadınlar için katlediliyor.
Binlerce masum can, kullandığımız kişisel temizlik, makyaj ürünleri yüzünden deney adı altında korkunç işkencelere maruz kalarak ölüyorlar.
Kullandığınız şampuanlar için damarlarına asit enjekte edilen köpeklerden tutun, gözlerine maskara dökülen tavşanlara kadar. Kimyasal ürünlerle derileri yakılan hayvanlar.
Dünya çapında en ünlü firmalar gelir kaynaklarının kesilmemesi için kişisel makyaj ve kozmetik alanında yüzlerce marka ve ürün için hayvanlar üzerinde kıran kırana yarışıyorlar.
Bütün bunlar, biz kadınlar yüzünden oluyor. Yavaş yavaş ölerek sizlerin güzelliği için yaşam savaşı veriyorlar. En basiti elinizdeki allık fırçasının tüyleri sincap, keçi, samur ya da tay kılından yapılıyor.
Avrupa’da bu tip deneyler, kısmen yasaklansa da yine de işkenceler bitmiyor.
Çok uluslu şirketlerin gözü sadece dolara endekslenmiş.
Zaten dünyayı ayakta tutan iki sektör vardır. Silah ve ilaç sanayi.
Şimdilerde kadın da bu sektörlerin arasına girdi.
Bu günahlara ve işkencelere ortak olmayın vicdanınıza kulak verin.
En azından aldığınız ürünlerin üzerinde (NO ANİMAL TESTİNG) uyarısı olanları satın alın.
Alışveriş güdünüzü tatmin ederken vicdanınızı ve merhametinizi yok etmeyin.
Güzelliğiniz, giydiğiniz kürklerde makyaj ürünlerinin içinde boğularak çığlık atmasın lütfen.
Birkaç yıl önce Leyla Alaton ile uzun bir yolculukta beraber olduk. O sıralarda somon balığı üretimi yaptıkları bir dönemdi. Yaşına karşın cildinin nasıl genç durduğunu sorduğumda bana şöyle yanıt verdi. Şimdiye dek hiçbir lüks makyaj malzemesi kullanmadığını sadece dermatologunun kendi laboratuvarında ürettiği cilt kremlerini kullandığını söyledi. Şimdilerde mahalle bakkalı gibi güzellik ve makyaj salonları açılıyor. Ehliyetsiz bir dolu insan elinde fırça ile sizi sözüm ona güzelleştiriyor.
Bir kadının güzelliği önce sadeliğindedir.
Ünlü stil ikonu Coco Chanel bile Sokağa çıkarken son kez aynaya bakın. Üzerinizden bir şeyleri eksiltin. demiş.
Bir kadının güzelliği öz güvenindedir.
Bir kadını güzelliği dik duruşunda ve omurgasındadır.
Bir kadının güzelliği konuşmasında ve ses tonundadır.
Bir kadının güzelliği onurunda ve haysiyetinde saklıdır.
Bir kadının güzelliği ucuz fırçaların, rujların, kremlerin üzerinde değil ruhundadır.
Ruhunuzu ve benliğini yenileyin; en güzel sizsiniz zaten…
Güzellik sade ve yalın olmaktır aslında.

SOKAK HAYVANLARI İÇİN KAPINIZIN ÖNÜNE BİR KAP YEMEK KOYUNUZ LÜTFEN