Bugün Ne Pişirsem Diyenlere Dört Kişilik Efsane Menü Sofrayı Baştan Sona Kuruyor
Akşam yaklaşınca aynı soru dönüp duruyor mutfakta bugün ne pişse. Bazen dolap dolu oluyor ama fikir yok. İşte tam o anlar için klasik ama hiç eskimeyen bir menü var. Hem ev yemeği gibi hem biraz misafirlik havası taşıyor garip bir şekilde.
Günün menüsü bir arada
Bu tabakta dört farklı karakter var gibi düşün. Çorba var, ana yemek var, biraz zahmetli bir ara sıcak ve tatlı. Hepsi bir araya gelince sanki eski ev sofraları geri geliyor gibi oluyor. Annelerin yaptığı o karışık ama güzel düzen.
Tel şehriye çorbası kolay başlangıç
En başta hafif bir çorba iyi gidiyor. Tel şehriye, salça ve baharatla hızlıca toparlanıyor. Bazı evlerde içine biraz fazla nane atılır o ayrı bir aroma verir. Pratik denir ama bazen fazla kaynatınca koyulaşıp farklı bir şeye de dönebilir.
Nohut yemeği ev hali
Nohut yemeği sabır işi gibi görünür ama aslında çok da zor değil. Bir gece önceden ıslatınca zaten işin yarısı bitiyor. Kimi evde biberli yapılır kimi sadece soğanla. Her evin nohut yemeği biraz farklıdır aslında.
İçli köfte biraz uğraştırır ama değer
İçli köfte kısmı biraz el oyalıyor doğru ama sofraya gelince herkes susuyor zaten. Dışı ince olacak içi bol cevizli. İlk denemede dağılır diyen de çok olur ama ikinci de tutturuluyor genelde.
Balkabağı tatlısı final
En sona tatlı kalıyor. Balkabağı şekerle bekleyince zaten kendi suyunu salıyor. Üstüne tahin döken de var kaymak koyan da. Biraz ağır mı hafif mi belli değil ama sofrayı kapatıyor güzelce.
Bu menü bazen kalabalık sofrada bazen iki kişi için bile yapılıyor. Bir tencere çorba ile başlayıp tatlıyla biten o klasik ev hali yine geri geliyor.