Dünkü Posta Gazetesi nde,
Dosta veda başlığıyla
bir ölüm haberi vardı...
Gazeteci- yazar Altemur Kılıç,
80 yıllık arkadaşı Osman Şiar Yalçın ı
son yolculuğuna uğurlarken,yıkılmıştı sanki...
Yüzündeki ifade,
her şeyi anlatıyordu...
Dile kolay,80 yıl bir gün dahi
kırgınlık yaşamadan arkadaş kalabilmek...
Pazara kadar değil, mezara kadar dostluk
dedikleri bu olsa gerek...
Mesele; Kılıç ın cenazeye
katılıp katılmaması değil elbette...
Mesele, bu arkadaşlığın o şartlarda
nasıl kurulabildiğinde...
Öyküsü adeta ders verir gibi...
İnsanlar arasındaki küçük kırgınlıkların
büyütülerek adeta kan davasına dönüştürüldüğünü
gördükçe;onların bu öyküsü
önünde saygıyla eğilmek isterim...
Birinin babası Ankara 1 No lu İstiklal Mahkemesi Üyesi Kılıç Ali,
diğerininki ise Osmanlı nın ittihatçı Maliye Nazırı Cavid Bey...
Cavid Bey, 1926 yılında Atatürk e İzmir de
düzenlenmek istenen suikastla ilgili olarak yargılandığı İstiklal Mahkemesi nde
idama mahkum edilmişti...
Bildiğiniz gibi, Kazım Karabekir Paşa da
Cavid Beyle aynı mahkemede
yargılanmıştı...
Cavid Beyin idam kararında Kılıç Ali nin de imzası vardı...
Şiar Yalçın ın, yakın arkadaşı
Altemur Kılıç ı her görüşünde
acılarının tazelenmediğini kim söyleyebilir?..
Ancak, Şiar Yalçın, Altemur Kılıç ı,
babasının yaptığı yanlışla yargılamayıp,
onu intikam duygularından uzak bir yerde
tutmayı başarmış...
Zaten Nasıl dost olursun? diye
sorduklarında, Babasını bağışlamam ama Altemur benim can dostum
dermiş!..
Bu öykü; küçük kırgınlıkları kan davasına dönüştürerek
hasım bellediklerini çoluğuyla çocuğuyla yok etmek için
ellerinden geleni yapanları getirdi gözümün önüne...
Büyüklük kimde sizce?..