ÇEKİK GÖZLÜ

Abone Ol

Şincan Uygur Özerk Bölgesi,coğrafi olarak Türkiye’nin iki katı büyüklüğünde, 25 milyon nüfusuyla Çin’deki beş özerk cumhuriyetin en büyüklerinden biri. Başkent Urumçi’de kendi parlamentosu var.
Çin gerçek anlamda demokratik bir ülke değil. Baskıyla korunan,ucuz işgücüne dayalı yoğun emek sömürüsünün yarattığı büyük bir artı değere sahip.Dünyanın her yerinde olduğu gibi ülkemizde de önemli ölçüde yatırımları var. Sadece ABD’den bir trilyon dolarlık tahvil satın almış. Yani kendi halkına zorla tasarruf ettirerek dünyanın en büyük ekonomilerinden biri olmuş.
Böylesine baskıcı bir ülkenin Uygur bölgesinde gelişen ayrılıkçı ve muhafazakar kesimlere zulüm etmesini anlayabiliriz; çünkü,o baskıcı yönetimden beklenir. Ancak bu durumu protesto edenlerin tavrına ne demeli.
Ucuz Çin malı kumaşlardan yapılmış takım elbiseler, taklit rugan ayakkabılar giyip,Çin malı telefonlar kullanan milliyetçi gençler, Sultanahmet’te “çekik gözlü” Korelilere saldırmış, Taylan fahri konsolosluğunu tahrip etmişler. Olayları değerlendiren Bahçeli’nin ”Çinli ile Koreli’yi nasıl ayırsınlar ki ikisi de çekik gözlü!”sözleri de ilginç.
Bu tepkilerle bizi dikkate almayacaklarını bilmeliyiz.
Şunu da unutmamak gerek: Ülkemizdeki diğer ticari ilişkilerinin yanında, sadece Çin’den Türkiye’ye yılda 200 bin turist geliyor. Bu yıl %50 artış bekleniyordu. Her birinin bin dolarlık harcama yapacağını varsayarsak,bunun turizm sektörüne katkısı yaklaşık 200 milyon dolar(500 milyon lira) eder. Diğer bir deyişle 500 bin asgari ücretlinin bir aylık ücreti…
Soralım o zaman: Neye saldırıyorsunuz ?Şu anki işsizliğinize mi,gelecekteki yoksulluğunuza mı?..