ÇEKİLME SÜRECİ

Abone Ol

n

n

n Karşılıklı olarak görüşmeler ile trafik tamamlandı ve ikinci aşama olan çekilme sürecine gelindi. Devlet, PKK, İmralı, KCK ve Kandil arasındaki görüşmeler ile mektup veya haberleşme trafiğinin hangi kanunlara uygun olarak yapıldığı benim gibi, kamuoyu tarafından da anlaşılmış değildir. Bunun yanında, her iki tarafın aldıkları ve buna karşılık ne verdikleri de belli değildir. Yalnız, PKK terörü durdurularak ölümlerin olmaması bizim için kazançtır. İnşallah devletimizin bütünlüğünü tehlikeye koyacak şeyler olmaz. Başbakanımız çekilmenin silahsız olacağını söylemesine rağmen, çekilmenin silahlı olarak yapılacağının karşı taraftan ifade edilmesi ise tamamen birbirine zıt iki düşünceyi ve uygulamayı ortaya çıkarmaktadır. Yalnız, TSK’nın Güney Doğu’dan kuvvetlerinin büyük bir kısmını çekmiş olması, “Ben seni görmedim, nasıl çekilirsen, çekil” anlayışını ortaya koymaktadır. Bir bakanın “Nasıl geldiler ise, öyle giderler” ifadesi bu kanaati kuvvetlendirmektedir. Çekilmenin en az altı ay kadar süreceği de açıklanmıştır. Yalnız, PKK tarafından “Çekilme tamamlandı” dendiği zaman gerçekten, çekilme tamamlanmış olacak mıdır? Benim kanaatime göre, PKK ateşkes ile birlikte kendine göre çekilmeyi tamamlamakla birlikte, Türkiye içinde organizasyonu bozmayacaktır. Bunun yanında Kuzey Irak’ta daha da güçlenerek ortaya çıkacaktır. Özellikle, Karayılan’ın çekilme esnasında çatışma olması veya hava kuvvetleri tarafından müdahale edilmesiyle, anlaşmanın bozulacağı ve PKK’nın kendini müdafaa edeceği yönündeki ifadesi, abanın altından sopa göstermektir ve bu gücü nereden almaktadır!

n

n Karayılan’ın 25 Nisan 2013 günü basına açık olarak açıklama yapacağını duyurması ve bir basın ordusu karşısında açıklamalarını okunması, çok trajikomik bir durumdur. Şimdiye kadar olan açıklamalar ve kararların basın olmadan açıklanmasına rağmen, Karayılan’ın bu tutumu açıkça bir hususu gündeme getirmektedir. Onların beklentilerine göre, çekilme tamamlanınca, Anayasa çalışmalarına geçilecek ve demokratikleşmekle birlikte, genel bir af ortaya çıkacak ve Abdullah Öcalan, Karayılan ve diğerleri siyasete soyunarak, milletvekili olmak isteyeceklerdir. Zaten, Karayılan’ın yaptığı şovun esas gayesi de budur. Türkiye kamuoyunu esas olarak rahatsız eden de, devlet tarafından bir açıklama yapılmaması ve Kürt tarafının bunu isteriz, şunu isteriz veya bu böyle olacak ifadeleridir.

n

n Daha önce de üzerinde hassasiyetle durmuş, bir terör örgütü ile anlaşma yapmak çok zor olacaktır, demiştim. Eğer, İmralı yapılan işlerde otorite idi ise, Kandil’in açıklamasının anlamı nedir? Daha sonra, bu terör örgütü içindeki diğer unsurların da devreye girerek; ben de bunu isterim, ben de şunu isterim demeyecekleri nasıl garanti edilebilir. Çok önemli diğer bir husus ise KCK ne olacaktır. KCK yerli malı gibi varlığını sürdürecek midir? Türkiye Cumhuriyeti Devleti tarafından bir açıklama yapılmamasına rağmen, KCK affı ile birlikte, bu kanunsuz yapılanma öyle zannediyorum partiye dönüşecektir. Çekilmenin tamamlanması ile, Anayasa aşamasındaki olacaklar bize bu konuda yön gösterecektir. Karayılan’ın “Türk” kelimesinden rahatsız olmadığını kaydetmesi, demokratik bir anayasa içinde Kürtlerin haklarının da ortaya konulması, isteklerinin daha derine doğru olduğu hususunu ortaya koymaktadır. Benim anladığım öncelikle federasyon, sonrasında ise, Türkiye’den kopuşun alametleri olarak bunu değerlendirmek gerekir. Burada diğer önemli bir husus ise, belirli bir aşamadan sonra Kürtlerin soykırım ile karşımıza çıkma ihtimalidir ki, Türkiye’den ayrılarak ayrı bir devlet olmanın temelini de bu teşkil edecektir. Bununla ilgili olarak, Avrupa Parlamentosu tarafından PKK için “Activist” olduklarının ifade edilmesi, bu yöndeki kararlar manzumesi içinde yer almaktadır. Bu bakımdan ülkemizde Öcalan dâhil, bütün PKK ve KCK ‘lıların affedilmesi işten değildir. Şimdilik Türkiye’deki kamuoyu bir bekleme süreci içindedir. Elbette, kimse barışın bozulmasından taraf değildir. Yalnız, bu barışın neye mal olacağının da merakı içindedir. Bildiklerimiz, PKK tarafının, daha doğrusu Kürt tarafının ifadeleridir. Üniter devlet yapımız bozulmadan bir barış sürecini elbette, istiyoruz. Çoktandır özlediğimiz barışın ülkemizde hükümran olması dileği ile saygılarımı sunarım.

n

n

n

n

n