CENEVRE 2 ‘DEN SURİYE‘YE …

Abone Ol
n

n

n

n Suriye ‘de Esad yanlıları ile muhalefet güçleri arasında 2011‘de başlayan iç savaş, tüm vahşetiyle devam ediyor. Cenevre‘de yapılan Suriye hakkındaki birinci görüşmeden etkin bir sonuç alınamamış geçtiğimiz hafta Suriye ile ilgili 2. Cenevre görüşmeleri başlatılmıştı. Bu yazıya başladığımda ise halen daha devam ediyordu.

n

n

n

n Cenevre görüşmelerinden bir iki gün önce işkence ve açlıktan öldürülmüş ,elli bin civarında katliam fotoğrafı heyete takdim edildiğinde; belki bu sefer etkin bir karar alınır umuduna kapılmış idim ama bu gün itibariyle bir kez daha anlıyorum ki Batı direkt olarak içinde menfaatinin olmadığı bir konuda, etkin bir gayret sarf edip kendini yormaz. Batı demokrasi ve insan hakları uygulaması konusunda her zaman çifte standart uygulamıştır. Irak, Afganistan ve en son Libya konusunda, aslan kesilen ABD, Suriye konusunda parmağını dahi oynatmaya niyetli değildir. Bu konuda doğrudan ABD ve dış güçlerin Suriye ‘ye müdahalesini beklediğim sonucu çıkarılmamalıdır. Ancak şu hususu da gözden kaçırmamalıyız. ABD ve Rusya isteseler üç ayda bu kirli savaş sona ererdi. Demek ki başka hesaplar yapılıyor ve katledilen 120.000 sivil hiçbir şey ifade etmiyor. Zaten Yugoslavya’nın dağılma sürecinde Hırvatlar, Sırplar ve Boşnaklar arasında çıkan çatışmalarda da aynı aymaz tutumu takınmışlar Srebrenica ‘da binlerce Müslümanın katledilişine seyirci kalmışlardı.

n

n

n

n Suriye ‘deki iç savaş, bir gün bitecek. Suriye Esad’dan muhakkak kurtulacak. Bu Batılının müdahalesi ile olmayacak. Cenevre 2 görüşmelerinden Suriye’deki katliamlar ve dram ile ilgili sonuca yönelik ciddi bir tavır çıkacağına dair umudum yok. Bu süreç tarihin ve tarafların kendi kendilerine dur demesiyle gerçekleşecek. Gelinen nokta öyle gösteriyor. Tarihte hiçbir eli kanlı diktatörün sonuna kadar iktidarda kaldığı görülmemiştir. Esad eli kanlı bir diktatördür ve sonunda en iyi ihtimalle Sırp kasabı Milaseviç gibi Lahey Adalet Divanı’nda hesap verecektir. Suriye‘nin yaşadığı bu iç savaş dönemi ise tarihin karanlık ve korkunç bir dönemi olarak tarih sayfalarındaki yerini alacaktır. Peki biz Türk milleti olarak bu döneme ilişkin olarak ülkemizde yaşananları nasıl hatırlayacağız , çocuklarımıza nasıl anlatacağız ! Ben asıl bunu merak ediyorum. Gözü dönmüş bir diktatör, sırf iktidar ve saltanat sevdası uğruna halkını açlık, işkence ve kimyasal silahlar ile katlederken biz kendisine sırf siyasal ve mezhepsel kaygılar ile kahraman gözü ile baktık mı diyeceğiz ,yoksa Bosna‘da yaptığımız hataları yapmamak için elimizden gelen gayreti gösterdik , hatta kendi içimizdeki yardım TIR’larını bile durduran hainlere rağmen sessiz kalmamak adına elimizden geleni yaptık mı diyeceğiz. Hatta belki şunu da diyeceğiz; keşke silah yardımı da yapsaydık da bu insanlar böyle zehirlenmiş fareler gibi insanlık dışı bir şekilde öldürüleceğine insanca bir şekilde elleri silah tutarken mücadele ederken öldürülmüş olsalardı! Netice de savaşın da bir hukuku ve ahlakı vardır . Bazı arkadaşların bu katliamlar Türkiye ve Ürdün ‘den giden silahlar ile Esad yanlılarına karşı yapıldı diyenlere ise söyleyeceğim şudur; lütfen tarafgirliğimiz aklımızın önüne geçmesin. Muhalifler bu kadar katliam yapsaydı , Esad hala Suriye ‘de olamazdı!!!

n
n

n

n