Cephe sözcüğünü gündeme getirenlerin
zorluk içinde olduğunu anlıyorum....
Çünkü, bu tehlikeli strateji,
siyasette zaman zaman kullanılmıştır...
Mesela, Demokrat Partinin Vatan Cephesi vardı...
Partiye destek olanların
adları her gün radyoda okunurdu...
Muhalif gazeteciler
tek tek hapse atılır, CHPye yakın memurlar
sürgüne gönderilirdi...
Bu kamplaşma,sağduyu sahibi her insan için
bölücülük gibiydi...
Ardından da 1960 ihtilali geldi...
Darbecilerin ekmeğine yağ sürülmüş,
oluşumu hızlandırmıştı Vatan Cephesi...
Sonra, Milliyetçi Cepheçıktı karşımıza...
AP, MSP ve MHP koalisyon hükümetleri,
bu adla siyaset tarihimizde yerini aldı...
1. MC ve 2. MC hükümetleri...
Bir kardeş kavgasının içinde bulmuştuk
kendimizi...
Kimin kime ne için vurduğunu
bilmediği bir kavgaydı bu...
Bu cephe de, koşulların oluşmasını
bekleyenlere fırsat vermişti...
Demokrasi, 20 yıl sonra
yeniden kesintiye uğramıştı...
Kim cephe kurduysa,
zaman içinde siperlerin enkazında kalmıştır...
Vatan Cephesi kurulduğunda,
Demokrat Parti Hükümeti,
ekonomik ve siyasi bir çıkmaz içindeydi...
Milliyetçi Cephe hükümetleri döneminde de
hem ekonomik hem de siyasi bir tıkanıklık söz konusuydu...
Safların dağılmasını önlemek için çare miydi bu?...
Ama, önce bir karşı taraf yaratmak
gerekliydi...
Samsunda da bir cephe siyaseti gündemde...
Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Kenan Şara,
7-8 yıl önce yaşanmış olayları hatırlatarak,
kendi cephesinin değil ama
karşı tarafın adını koydu: Şer Cephesi ...
Kavgacı üslubuyla
Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Ziya Yılmazı her zaman zor durumlarda bırakan
Kenan Şara,çekirdek ekibiyle bu şehri
kaos içine sürüklemektedir...
Bu tehlikeli bir yoldur...
Saplandıkları batağın içinden
çıkamayanların, yavuz hırsız misali
olayı çarpıtmaya kalkışmaları boşunadır...
Oy sevsinler sizin cephenizi...