n
n
n Bu yazı asla bir mukayese ve hele de bir devri överken bir diğer devri karalama yazısı değildir. Bu yazıda bahsi geçen her iki devir de bizimdir, bu milletin tarihidir. Ve biri diğerinin karşıtı değil devamdır. Biri dediğim Osmanlı İmparatorluğu diğeri ise Türkiye Cumhuriyeti’dir.Bir zamanlar nasıl Osmanlı tarihten bihaber sözde cumhuriyetçilerin akıl dışı saldırılarına muhatap idiyse şimdilerde de Cumhuriyet; aynı şekilde bazı sözde Osmanlıcıların tarih ve akıl saldırılarıyla karşı karşıyadır. Dünkü ne kadar yanlıştıysa bugünkü de o kadar yanlıştır. Dün Osmanlıyı küçümseyenlere haklı tepkiler geliştirenler bugün Cumhuriyeti küçümseyerek bir başka haklı tepkinin tohumlarını atıyorlar. Bu yanlıştır; Osmanlı da bizimdir, Cumhuriyet de ve biri diğerinin devamıdır. Cumhuriyet kurulduğu için Osmanlı yıkılmamıştır; Osmanlı yıkıldığı için Cumhuriyet kurulmuştur.
n
n
n
n Mukayese yanlıştır ama seksen dokuz yıllık Cumhuriyetin nereden nereye geldiğini anlamak için de devraldığı mirası bilmek lazımdır.
n
n 1914’te ülkemizde 17 fakülte ve yüksekokul, 368 profesör ve yardımcı öğretim elemanı ile 6 bin 667 öğrenci vardı. Öğrencilerin üçte ikisini büyük savaşta ve milli mücadelede kaybettik. Cumhuriyetin devraldığı üniversiteli sayısı iki bin civarındadır. Bugün 81 ilde 180’i aşkın üniversitemiz vardır. Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi’nde öğrenci sayısı 40 bine yaklaşmış, öğretim üyesi ise bini aşmıştır.
n
n Cumhuriyet ilan edildiğinde okuryazar oranımız erkeklerde yüzde dört, kadınlarda ise binde ondur.
n
n
n
n Hastalık sanki Anadolu insanının kaderidir. Yorgun ve yoksul Anadolu savaşlardan çok hastalıktan kaybeder evlatlarını. 1897 Türk-Yunan savaşından 1.140 şehit ve 3.318 yaralıyla çıktık ama tifüs, tifo, sıtma ve dizanteriye 38 bin kurban verdik.
n
n
n
n Kurtuluş savaşında askerlerimizin yüzde kırkı sıtmalıdır.
n
n
n
n 1923 yılında ülkemizde 32’si azınlıklara ait olmak üzere sadece ve sadece 86 hastane vardır. Tüm ülkede yine sadece ve sadece 554 doktor, 69 eczacı, 560 sağlık memuru, 136 ebe ve 4 hemşire, evet sadece 4 hemşire vardır.
n
n
n
n Cumhuriyetin ilk on yılında hekim sayısı 1.625’e, eczacı sayısı 135’e, sağlık memuru sayısı 1.365’e, ebe sayısı 451’e, hemşire sayısı ise tam 81 misli artarak 325’e yükselmiştir.
n
n
n
n 1915’te Ordu Sağlık Bürosu’nun yapmış olduğu bir araştırmaya göre halkın % 14’ü sıtmalı, ’u frengili, köylülerin r’i bitli ve her an tifüse yakalanabilecek durumdadır.
n 1923’te Güneydoğu’da 3.000.000 insan trahomluydu. Adıyaman’a “körler ülkesi” denilirdi.