CUMHURİYETİN DEVRALDIĞI MİRAS -2-

Abone Ol

n

n
n (Dünden Devam)
n
n
n
n Cumhuriyetin “on yılda on beş milyon genç artırdık” söylemi boş bir övünme değildir.
n
n O marştaki “demir ağlarla ördük ana yurdu dört yandan” sözleri de doğrudur ve muhteşem bir başarıdır.
n
n Osmanlı İmparatorluğu’nda ilk demiryolu yapımı 1856’da başlar ve 60 yılda 8.000 kilometreye ulaşır. Bu yolun yaklaşık 4.000 kilometrelik kısmı milli sınırlarımızın dışında, 4.000 kilometresi ise lozan’da çizilen sınırlarımızın içinde kalmıştır. Bu yolun 3.756 kilometresi yabancılar tarafından imtiyaz sözleşmeleriyle işletilmekteydi. Demiryolları, bizim toprağımızdadır ama ne yazık ki bizim değildir, işletenlerindir, başka bir ifadeyle ellerindir.
n
n
n
n Cumhuriyet 1923’ten 1938’e kadar bir taraftan bu 3.756 kilometrelik demiryolunu millileştirirken diğer taraftan da bir bu kadar demiryolunu da kendisi yapar. Hem de Anadolu’nun en zor coğrafyasında, Ankara’nın doğusunda. Cumhuriyetin demiryolu uygulamaları anlatılırken; bu millileştirmeler nedense hep gözardı edilir.Cumhuriyet ilan edildiğinde bu ülkede her mevsim geçit verecek karayolu yok denecek kadar azdı. 13.885 kilometresi tamire muhtaç şose ve 4.450 kilometresi toprak olmak üzere 18.335 kilometre karayolu vardı. Bugün bundan daha fazla otoyola sahip olmakla haklı olarak gurur duyuyorsak; bunu Cumhuriyete borçluyuz.
n
n Ve tüm imparatorlukta 110’u İstanbul, 22’si İzmir, 25’i Suriye ve 30’u da geri kalan illerde olmak üzere sadece 187 motorlu araç vardı. Ne yazık ki bunların kaçının Müslüman Türklere, kaçının da gayrımüslim ve yabancılara ait olduğu konusunda elimde bilgi yok.
n
n
n
n 29 Ekim 1923’te Cumhuriyet kurulduğunda fert başına milli gelirimiz sadece ve sadece 45 dolardır. Bugün 10 bin doların üzerindeki fert başına milli geliri yetersiz buluyoruz.
n
n Cumhuriyet 1923 ile 1938 arasındaki 15 yılda toplam % 04 enflasyonla, evet toplam % 04 enflasyonla % 96’lık bir kalkınmayı gerçekleştirmiştir. O süreçte böyle bir kalkınmayı gerçekleştiren, sadece üç ülke vardır: Birisi Mustafa Kemal Atatürk Türkiye’si, birisi Japonya, diğeri de Sovyetler Birliği dir.Cumhuriyet bu dönemde sadece kendi kalkınmasını gerçekleştirmemiş, aynı zamanda Osmanlı borçlarını da belli bir takvime bağlı kalarak tasfiye etmiştir.
n
n Cumhuriyetin eğitim, ulaşım, sağlık, kalkınma, tarım ve sanayi politikalarının her biri o günün şartları içinde birer başarı öyküsüdür. Yormamak için rakamlara girmiyorum.
n
n Cumhuriyet bize sanayileşmeyi, kalkınmayı, çağdaşlığı öğretmiştir ama bunlardan çok daha önemli olarak Cumhuriyet bize bir milli kimlik vermiş, Cumhuriyet bizi tebaa olmaktan çıkarıp devletin vatandaşı, ülkenin sahibi yapmıştır.
n
n
n
n Eğer bugün bu topraklarda bir Türk sanayiinden, Türk ticaretinden ve Türk mülkiyetinden, Türk milliyetinden bahsedebiliyorsak; bunu Cumhuriyete borçluyuz.
n
n Osmanlı’da ilk sanayi sayımı 1913-1915 arasında yapılır. İstanbul ve Batı Anadolu’da sürekli olarak on ve daha fazla işçi çalıştıran sadece 282 işletme vardır. Bu işletmelerin .9’u devlete, % 81.1’i şahıslara aittir. Şahıslara ait işletmelerin sadece .6’sı Müslümanlara, geri kalanı ise gayrımüslimlere aittir.
n
n
n
n 1915 yılındaki 270 maden fermanından 102’si Türklere, 67’si azınlıklara, 101’i yabancılara aitti.
n
n 1912 yılı itibariyle iç ticaret ile ilgili 18.063 işyerinin