Günümüzde sayıları hızla artan.
Dallama olarak nitelendirdiğimiz çokça kişi var.
Peki dallama nedir?
Aptal, enayi.
Dallama, aynı zamanda dolaylama demektir.
Dolaylama ise bazen harbiden öylesine çekilmez olur ki işte bu negatif benzeşim bağırtısına dallamalık denir.
‘Sus lan dallama’ bir emir kipidir.
Devamı da vardır.
Bugünlerde dallamalı, dolaylamalı çok şeye tanık oluyoruz.
Şaşırıyoruz da.
Dallama, gereksiz işler yapan.
Ciddi durumlarda bu ciddiyeti hal ve tavırlarıyla bozmaya yarayan gereksiz kişi.
Bir çeşit maganda heveslisi.
Bu dallamaların çoğu hasbelkader hayal edemediği yere ulaşabilir.
Ulaşmakla birlikte neye uğradıklarını şaşırırlar.
En büyük, kendilerini görürler.
Bilmedikleri işlerde ahkam keserler.
Dayatırlar.
Hele hele birileri onların yanlış yapmasını isteyip de pompalıyorsa seyreyleyin kuş beyinliyi.
Bu türlere alkış tutanlar da vardır.
Nedeni nemalanmaları.
Salaklıklarına, geri zekalıklarına çaktırmadan gülerler.
Ne de olsa dallamalıkları tescillidir.
Günün birinde yanlışlıkların farkına varabilenleri de vardır.
Vardır ama iş işten geçtikten sonra.
Tükendiklerinde.
Bir de bunun hatun versiyonu vardır.
Çok çekilmez olurlar.
Enayinin, aptalın bu kadarına pes dedirtirler.
Bu tiplerden uzak kalmaya özen gösterenlerdenim.
Ama başarılı olmak çok zor.
Zira ülkemizde dallama denilen türlerin sayısı ürkütür boyutta.
Sayısını azaltmak alabilecekleri derslerle mümkün.
Mümkün ama verilmek istenen dersleri alabilenlerin oranı çok düşük.
İş bilenin, kılıç kuşananın.
İşini bilen.
İyi düşünen, dallama olur mu?
Olmaz.
Dallamalara çekidüzen verilmesi gerekir.
Gerekir ama tırpanla biçsen, fırça gibi yeşerir.
Ne de olsa dallama dünya alemine zararlı bir mahluktur.