DAMATLARIN GÖZÜNÜ KÂR HIRSI BÜRÜDÜ

Abone Ol
Yaklaşık on beş yıldan bu yana bankacılık işlemelerimi telefon bankacılığı ile yapıyorum. İnternet bankacılığında yaşanan olumsuzluklar nedeniyle telefon bankacılığından vazgeçmemiştim. Gerçi son zamanda yapılan uygulama/yazılımlar olumsuzlukları büyük ölçüde azaltsa da ben tercihimi telefon bankacılığından yana kullanıyordum. Eşim ve benim maaşlarımızı çalıştığımız bankaya transfer edip oradan ödemelerimizi gerçekleştiriyorduk. Yine geçen hafta aynı işlemi gerçekleştirmek için çalıştığım bankanın telefon bankacılığı merkezini aradım. Güvenlik sorularını geçtikten sonra ilk işlemi yapmak için talimat verirken müşteri temsilcisinin yapılan işlem karşılığı için bankanın 4,25 TL işlem bedeli alacağını söyleyince afalladım. Çünkü tarafıma böyle bir ücretlendirme uygulamasının yapılacağı bildirilmemişti. Müşteri temsilcisi uygulamanın 12 Haziran tarihi itibariyle başladığını ve yardımcı olamayacağını söyleyince görüşmeyi bitirdim. Zira site aidatı, kredi kartları ve kredi ödemeleri derken yaklaşık on işlem yapmam gerekiyordu. Bu da 40 TL civarında işlem tutarı demekti.
Çalıştığım bankadaki müşteri temsilcimi aradım. Yaklaşık yirmi yıldan bu yana çalıştığım müşteri temsilcisi çaresiz bir şekilde yardımcı olamayacağını anlatırken bir yandan da muafiyet için merkeze bildirimde bulunduğunu söylüyordu.
İş başa düştü. Tıpkı eski günlerde olduğu gibi dekontları, hesap numaralarını aldım, banka banka ödemeleri yapmak için yollara düştüm. Bu vesile ile uzun yıllardır gitmediğim banka şubelerini ziyaret ettim, sahada durumu görme fırsatını yakaladım.
Gişede bir gencin babasına ait bir kredi taksitini ödemek isteyince kredinin aynı bankanın başka bir şubesinden alındığından dolayı 35 TL fark ödemesi gerektiğine şahit oldum. Yetersiz personel ve mekân sebebi ile insanların uzun süre beklediği bankalarda insanların mutsuz yüz ifadelerini ve gerginliklerini gördüm.
Anlaşılacağı üzere ülkemizde finans sektörünün çivisi çıkmış. Neredeyse her gün cep telefonlarımıza “Size şu kadar ev kredisi, bu kadar taşıt kredisi” tanımladık diyen bankaların amacı, aslında bizi gereksiz yere tüketime yönlendirerek kanımızı emmekmiş.
Serbest meslek, esnaf ve kobilere kredi vermemek için bin bir dereden su getiren bankaların ücretli çalışanlara karşı bonkörlüğünün altında yatan da bu aslında.
80’li yıllarda büyük bölümü kamu ve yerli girişimcinin hâkimiyetinde olan bankalarımızda bugün 49 bankanın 37’si yabancı hâkimiyetinde. 2001 yılında bugüne kadar 21 bankada gerçekleşen satın almaya 20 milyar dolar 563 milyon dolar harcayan yabancılar, 17 milyar doları aşkın kar elde ederlerken, satın alınan hisselerin değeri ise 27 milyar doları aştı. Borsadaki banka hissedarı yabancı yatırımcılar eklendiğinde, yabancıların 2013’te sadece bir yılda elde ettiği kar ise 4,8 milyar doları buldu. Türk bankacılık sisteminde yabancıların toplamdaki payı yüzde 25’lere yaklaşırken, Borsa İstanbul’un yabancı hisse sahiplik oranına göre bu oran yüzde 42’yi geçti. Yabancılara satılan bankaların satış tarihindeki aktif büyüklüğü 176 milyar lirayken; bu rakam istatistiklere göre 4 kat artarak 783 milyar liraya çıktı. Öyle ki aktif büyüklüğü yüzde 1.600 artan banka bile görüldü. Yabancı ortaklı büyük bankaların aktifleri ise yüzde 500 ün üzerinde büyüdü. (¹)
Amacı kâr etmekten başka bir şey olmayan küresel sermayenin krizlerde bizim ülkemizin menfaatlerini düşünmesini, ülkemizin kalkınması için esnafa, kobiye orta ve uzun vadeli finansman desteği sağlamasını beklemek aslında tam bir oryantalist yaklaşım değil mi?

Evet değerli okurlar finans sektöründe artan maliyetler, manipülasyon ve kar transferlerinin cari açık üzerinde yaratabileceği risklerin sebebi yabancı damatlar. Yapılan yasal düzenlemeler ve uygulamalar da yabancı damatların kâr hırsının önüne geçemiyor.

Mevduat sıkıntısının olduğu güzel ülkemde, finans sektörünün iyi denetlenmesi ve ülkenin kalkınma programları doğrultusunda hareket etmesini bir şekilde sağlamamız gerekiyor.

Zira olayın ekonomik boyutunun yanında sosyal boyutunun da olduğunu unutmamalıyız.

Sağlıcakla
Kadir GÜRKAN
(¹) İSMMMO , Türk Bankacılık Sisteminde Yabancılaşma raporu,2014.