Darbe teşebbüsünün sonuçları -II-

Abone Ol

Milletimizin bünyesinde açılmış tarihi yaranın tedavisi için, oluşmuş tablonun sonuçlarını ve nedenlerini bilmemiz gerekmektedir.
İfrat ve tefrit noktalarından uzak orta yol takip edilerek gerçekleştirilecek iyileştirme stratejileri, kısa yoldan ülkemizi selamete çıkaracağına inanıyoruz. Asla ümitsiz değiliz.
Bizler sürgün bir kabileden bir imparatorluk, ölmüş denilen ve emperyalistlerce cenaze namazı kılınmaya karar verilip mirasının taksim edilmeye başlanmış bir devletten de bugünkü Türkiye'yi çıkarmış bir milletiz.
Dik durarak gözlerimizi ileriye ve ötelere dikmemiz yeterlidir.
Darbe teşebbüsü sonuçlarının yorumu, yaranın boyutlarını teşhisten öte geçmez. Çünkü teşhis olmadan tedavi olmaz.
Sonuçları dünkü yazının devamı olarak vermeye devam edelim:
6- Görülmüştür ki dini hizmetlere siyasetin ve ticaretin doğrudan bulaştırılması, tahmin edilenin ötesinde dine ve topluma zarar vermektedir. Hizmetlerine siyaseti ve ticareti bulaştıran her dini cemaat zarar görmüştür. Yakın tarihimizde Avrupa'da ve Türkiye'de bunun talihsiz örnekleri yaşanmıştır.
Bunun en önemli nedeni ise siyasetin ve ticaretin referanslarının dini /İSLAMİ olmamasıdır. Böyle olunca da cemaatin yanlışları İslama maledilerek zarar vermektedir..
7- Bu olay, İslami cemaatlerin halkımız nezdinde güven zaafı oluşturmasına neden olmuştur. Okullarımızda seçmeli derslerin etkisi olsa bile vakıf ve derneklerin yaz Kur'an kurslarındaki öğrenci akışı beklenenin altında gerçekleşmiştir. Bu durumun İmam Hatip okullarını da etkileyebileceğini düşünüyorum.
8-Dini cemaatler, İmam Hatip okulları ve Diyanet, oluşmuş bu yeni algıya göre kendilerini yenilemelidir. Hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır.
9-Bu olay, eksen kaymasına uğramış dini cemaatlerin sorgulanmasına neden olacaktır. Söz konusu dini cemaatler kendi kendilerini sorgulamazlarsa, devlet tarafından sorgulanma zarureti ortaya çıkacaktır.
10- Günümüzde iktidarın müsamahasını suistimal eden yalnız FETÖ değil, daha başka şahıs ve cemaatler de vardır. Kamunun işinin görülmesinde ehliyetin ölçüsü herhangi bir dini cemaatin mensubu olmak değil, o işin gerektirdiği beceridir, ehliyettir. İslam alimleri, 'Ehliyet / liyakat imandan önce gelir' demişlerdir. Cemaat mensubiyetini hem ehliyetten ve hem de Müslümanlıktan öne alıyoruz. İşte sancı burada başlamış ve hala da bazı cemaatlerde devam etmektedir. Yakın zamanda inşallah ikinci bir FETÖ olayı yaşamayız. Dernek ve vakıflar acilen tarihi misyonlarına dönmelidirler.
Vakıf ve derneklerin ticaret yapması yasa ile engellenmelidir. Dinin ve cemaatin ne olduğunu bilen bir kişi olarak diyorum ki, hizmet yapma iddiasındaki her dernek ve vakıf acilen ticaretten ve doğrudan siyasetten elini çekmelidir. İnsanların hayri duyguları birilerinin siyasi ve ticari amaçlarının kurbanı yapılmamalıdır. Selam ve sevgi ile…