Denenmişi denemedemiş ya eskiler...
Aynen öyle...
Huylu huyundan teneşirde
vazgeçermiş zaten...
Ne kadar iyilik yapılsa da genlere işlenmiş
fesatlıklarla başetmek zor...
Anıl Ege nin, bugünkü öyküsündeki gibi
ders verebiliyor musun?..
Mesele de bu ya işte...
* * *
Murat Bey, çocukluğundan beri
çalışıyordu. 50 li yaşlarageldiğinde zengin bir işadamı olmuştu. Ancak iş temposu
değişmemişti. Çocukluğundaki gibi sabahın erken saatlerinde
işinin başındaydı...
Murat Bey iş dünyasında
olduğu kadar,vatandaşlar tarafından da sevilen
bir şahsiyetti. Yoksullara yardım ettiği
herkes tarafından biliniyordu...
Karısı ve iki çocuğuyla
mütevazı bir hayatı olan Murat Bey,
gösterişi hiç sevmezdi. Ailesi de
Murat Beyin bu ilkelerini hep koruyordu.
Günlerden bir gün eski bir arkadaşı ziyaretine geldi. Murat Bey,
yıllar sonra görüştüğü yakın arkadaşı Ziya nın gelişinden memnundu. Anılarını tazelediler. Parasız günlerini;
gülerek birbirlerine anlattılar. Vaktin nasıl geçtiğini
anlamamışlardı. Akşam olmuştu.
Murat Bey, Ziya ya nefis mezeleri olan
bir balıkçı lokantasına götüreceğini söylediğinde;
arkadaşı onu kırmadı. Birlikte işyerinden çıktılar. Murat Bey, eve gecikeceği
zamanlarda karısını arayıp, durumu anlatırdı. Ziya ile birlikte yemeğe çıkıyorum dedi karısına...
Masaları hazırdı. Murat Bey, garsona
içki servisini arkadaşı için yapmasını söyledi. Laf lafı açtı. Ziya,
zor durumda olduğunu belirterek,
ondan iş istedi. Murat Bey, bu teklifi beklemiyordu şaşırmıştı. Lokmaları boğazında düğümlendi.
Ziya, arkadaşının bu durumunu görünce,
başına gelenleri anlattı. Aslında, Murat Bey,
bu anlattıklarının çoğunu
ortak arkadaşlarından dinlemişti. Ziya nın,
birçok işyerinde sebatsızlığı yüzünden
duramadığını, huysuzluğunu ve nankörlüğünü de biliyordu. Ama Ziya
kendine göre, sütten çıkmış ak kaşık gibiydi...
Murat Bey, sabırla Ziya yı dinledikten sonra
Olmaz dedi. Bu kez şaşırma sırası Ziya ya gelmişti. Murat Bey,
birdenbire ciddileşti. Bir kere daha olmaz cevabını verdi. Ziya,
ısrarla neden? diye sordu...
Murat Bey, dayanamadı artık. Mehmet sana ekmek verdi. Ona hainlik yaptın.Sokakta kaldın Cevat sana sahip çıktı. Bitin kanlandı,
onu yarı yolda bıraktın. Hilmi ye gittin o senin elinden tuttu. Birkaç ay sonra
nankörlük yapıp, ona sormadan başka iş bulup çalıştın. Duydum ki
oradan da kovulmuşsun. Şimdi benim yanıma geldin dedi.
Ziya nın yüzü biraz da aldığı alkolün etkisiyle
kıpkırmızı kesilmişti. Sinirlendi. Ne dediği anlaşılmaz
biçimde laflar çıkıyordu ağzından. Ziya, arkadaşından böyle bir davranış beklemiyordu.Çünkü,
diğer ortak arkadaşlarını kendine acındırarak aldatmıştı ama Murat Bey, farklıydı. İhtiyacın kadar para vereyim sana; ama benim yanımda olmaz, sırtım ağrıyor dedi. Ziya, Sırtınla ne alakası var deyip
ısrarını sürdürünce;
Murat Bey, Senin çocukluğundaki lakabın neydi? diye sordu. Ziya pişkince Nankör dedi. Murat Bey, yakın arkadaşlarına yapılan
bunca haksızlığı gözardı edemeyeceğini belirterek,
Masamda ekmeğin var ama sırtımda hançerlenecek yerim kalmadı dedi...
* * *
Bugününüz dünden daha iyi olsun. Sağlıklı ve huzurlu günler dileğiyle...