Dertli ve endişeliyiz…

Abone Ol

Bayramda aradık.

Arandık.
Sohbet edip bayramlaştık.
Her birimiz dertli.
Endişeli.
Çoğumuz umudunu yitirmiş.
Yitirmeyenler de endişeli.
Neden mi?
İyi yönetilmiyoruz.
Her geçen gün kötüye gidiyoruz.
Kendimiz ettik.
Kendimiz bulduk, diyenler çoğunlukta.
Siyasetin çıkarlar uğruna böylesine ilk kez kullanıldığı hemen hemen herkesin benliğine işlemiş.
Her alanda kayba uğrayan.
Sürekli kaybeden bir ülke konumuna geldiğimiz iddiaları, ağır basıyor.
Fark edilen bu durum, tepkileri öfkeye dönüştürdü.
Görülmek istenmiyor.
Sessizlik ürkütür boyutta.
Hem de terörün baş edilemez halde olduğu şu günlerde.
Mültecilerin büyük sorun olarak karşımızda durduğu bugünlerde
Ekonomimizin çöktüğü.
İflasların arttığı.
Esnaf ve sanatkarın tükendiği bir dönemde yapılmak istenenler, çılgına çeviriyor.
Suriyelilerin Türk vatandaşı yapılmak istenmesi, bardağı taşırır oldu.
Türk olmanın adeta suç kabul edilmek istendiği bir dönemde çaresizlik tehlikeli hal aldı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ne yapmak istiyor?
Anlayanınız var mı?
Koltuk uğruna olmaması gerekenleri yapıyor.
Zarar verdiği biline biline umursanmıyor.
Açıktan yapılan hatalar kabul edilebilir mi?
Dur denilmesi gerekmez mi?
Hatta hesap sorulması.
Atatürk Türkiyesi tarihinin en çelişkili dönemini yaşıyor.
Yetmiyor.
Daha fazlası için birileri uğraş veriyor.
Amacına ulaşırlar mı?
Asla.
Türkiye sağlam temeller üzerine oturtulmuş onurlu bir ülkedir.
Sabrın tükendiği yerde zarar verenleri yok eder.
Tarihin kara sayfalarına gömer.
Bundan kimsenin şüphesi olmasın.