Yurtdışındaki Türk okullarında
Türkçe konuşan ve şarkılar
söyleyen öğrencileri gördüğümde etkilenmiştim...
Türkmenistan da,Malezya da,
Tayland da, Fas ta, Tunus ta,
Ukrayna da, Polonya da,
Kenya ve Tanzanya da...
Her renkten her dinden her dilden çocuklar...
Ve her türlü sıkıntıya göğüs gererek,
yaban ellerde görev yapan gönül erleri...
Bundan 10 yıl önce okullar için farklı düşünceleri
olanlar,oralara gittiklerinde Türk okullarının
sadece bir eğitim kurumu olmadığını anlıyordu...
Bu ülkelere mal satmak isteyen
işadamlarından turistik amaçlı gelen
vatandaşlara kadar herkese gönüllü
rehberlik yapıyorlardı...
Bu ülkelerin bazılarında
Türkiye nin büyükelçiliği bile yoktu...
Türkçenin dünya dili olmasını
sağlayacak bu yapılanmayı,
en iyi gören liderlerden biri de rahmetli Ecevit ti...
O okullarda öğrenim gören
çocukların velilerinin arasında
devlet başkanları, başbakanlar,
bakanlar, üst düzey bürokratlar ve
ülkenin ileri gelen işadamları vardı...
Bu çocukların çoğu, ülkenin geleceğinde
söz sahibi olacaklardı...
Türkiye sevgisiyle yetişmeleri,
bizim için bir kazanç değil miydi?..
Yurdışında olduğum için önceki akşam
Samsun daki Türkçe Olimpiyatları nı
izleyemedim...
Arkadaşlar, stadyumdaki coşkuyu
anlattıklarında;memleketlerinden
binlerce kilometre uzaklıkta eş ve çocuklarıyla
binbir zorluğu sevdalarıyla yenen o gönül erlerini hatırladım...
Gidip görmeyene anlatmak zor ama
bir bilen ve bir gören var elbette...
Dil yaşadıkça, millet de yaşar...