Diyabet hastaları çok sık trafik kazası yapar. Önlemenin tek yolu diyabe

Abone Ol

Trafik kazalarında sürat ve alkol, çok değerli trafik polislerimizin araştırdığı konulardır. Ama bir damla parmak kanı ve birkaç saniyede kan şekerini gösteren kan şekeri ölçüm cihazları henüz trafik polislerimizin gündeminde değildir.
Kan şekeri yüksekliği veya düşüklüğünün beyin dokusunda oluşturduğu tahribat alkolden çok fazladır. Çünkü kandaki şeker miktarı ne ise beyinde de odur.
Kan şekeri 40mg/dl ise beyin şekeri de 40mg/dl dir. Kan şekeri 70-80 mg/dl nin altında beyin iyice şekersiz kalır, el ayak titrer, ter boşalır,görme bozulur. Ama kan şekeri değeri 30-40 mg/dl ise şuur kaybı kaçınılmazdır.
Kan şekeri 298 mg/dl ise beyindeki şeker de 298 mg/dl dir. Yapış yapış olan kan, beyin dokusunu da reçelleştirir. Göz merceği net görüşünü kaybeder.
Trafik kazaları ve şöförlerin diyabet hastalığı konusu beni yıllardır çok üzer.Konu ile ilgili veri toplamaya başladığımdan bu yana sizlere ilk arşivlediğim ve son arşivlediğim iki trafik kazasından söz edeceğim.
Uzun yıllardır yaz aylarında görüştüğümüz çok değerli avukat aile dostumuz Tip 2 Diyabet hastası Sezai Koçkar ve sevgili eşi Rezzan 2008 yılında yazlık evlerine tatile gelemediler. Ertesi yıl 2009 yaz aylarında onları gördüğümüz zaman birbirlerine sevgi ile sarılmış çok mutlu olduklarını gördük. Biz artık ikinci hayat yaşıyoruz yaşama dört elle sarılıyoruz dediler.
Hal hatır sorarken trafik kazası geçirdiklerini, aylarca hastanede yattıklarını öğrendik. Aile dostumuz Sezai Koçkar eşi Rezzan ile birlikte özel araçları ile Ankara dan yola çıkmışlar. Aracı Sezai Bey kullanıyormuş. 17 Kasım 2008 de Afyon dan Denizli ye 80 km süratle yol alıyorlarmış. Dinar a 2 km. kala bir an Sezai bey uykusunun geldiğini hissetmiş. Devam edemeyeceğim sağa çekeyim diye düşünmüş ama geç kalmış. Şekeri çok düştüğü için şuurunu kaybetmiş ve şarampole yuvarlanmışlar. Çok büyük şans eseri olarak o anda yoldan geçen boş bir ambulans ve sağlık ekibi onları arabalarından çıkararak hastaneye yetiştirmiş. Araçları kullanılmayacak hale gelmiş. Rezzan Hanım 6 omur kırığı nedeniyle ameliyat olmuş uzun tedaviler görmüş. Sezai Bey de yüz kemiği kırıklarının tedavisi için epey uğraş vermiş.
Kazanın oluşunu Sezai bey şöyle anlatıyor:
Ankara da yola çıkmadan sabah aç karnıma aldığım şeker düşürücü ilacımdan iki adet içtim. Erkenden yola çıktık. Afyon da 3 saat sonra yemek yeriz diye kahvaltı yapmadık. Afyon da yemek için mola verdik, ben şeker hastasıyım, şekerim yükselmesin diye sebze salata yedim, Ekmek yemedim. Tok karnına aldığım insülin direncini yenen büyük ilacımı da içtim. Bir saat sonra bana aniden bir şeyler oldu. En son olarak arabayı sağa çekmek için müsait bir yer aradığımı hatırlıyorum ama gözlerimi açtığımda her tarafımda müthiş ağrılar kolumda serumlar bulunan bir yoğun bakım odasında idim.
Şeker hastalığı hakkında çok bilinçlenen Sezai Bey daha sonra şöyl konuştu: Ben sabah ilacımı aldıktan sonra kahvaltımı yapsa idim, Afyon daki mola da da ekmek bulgur pilavı gibi bir gıda alıp da tok ilacımı sonra içse idim bu kaza olmayacaktı.
Fazla şeker düşürücü ilaç alıp az miktarda yemek yenilince kanda şeker düşer. Hipoglisemi oluşur. Beyin kandaki şekerin çok azalmasına 4 dakika dayanır. Ardından şuur kaybolur. Bu duruma hipoglisemi deriz. Sezai Bey de de hipoglisemi yemekten bir saat sonra gelişmiş.
2009 yılında bu olayı en ince detayları ile anlatan Sezai Beyin ardından, duyduğum her kazada çok değerli muhabir arkadaşlarıma arada telefon eder ve kazadaki şöförü araştırın şeker hastalığı varmı? diye sorarım. Pek çok ölümlü kazada şöförün şeker hastası olduğunu muhabir arkadaşlar bana söyler. Geçen yıllarda ailesi ile birlikte kendisininde öldüğü 5 ölümlü trafik kazasındaki kaza yapan şöförün insülin kullanan diyabet hastası olduğunu öğrenmem; Bel ki de bu yazıları sizlere yazmamın en büyük nedenlerinden biridir.
Arşivlediğim Son örnek:
29 Mayıs 2012 de çok sevdiğim gazetem Haber i sabah açıp okuduğumda içler acısı bir trafik kazası haberi vardı.
Hepimizin çocukları var onların mühendis doktor olmaları için biz aileler çabalar dururuz.
Kazada iki değerli mühendisten birinin çok ağar yaralı diğerinin ise maalesef ceset olduğu yazıyordu.
Kazayı yapan şöför Bilal Dama da ağır yaralı diye haber edilmişti ve yaralıların Samsun Eğitim ve Araştırma Hastanesi ne kaldırıldığı yazıyordu.
Doktor olduğum için yaralılar hakkında bilgi almam kolay oldu.
Ağır yaralı diğer mühendis de yaşamını kaybetmişti.
Şoför yaralıydı. Hastaneye geldiğinde kan şekeri 298 mg/ dl bulunmuştu. İdrarı ise adeta reçel gibi şeker gösteriyordu.
Yıllardır şoför olan diyabetli hastalarıma sorarım ‘trafik kazası yaptınız mı diye nerede ise tamamı evet cevabını verir.
Şoför olan çalışan işçiler sağlık kontrolleri heyet muayenesine geldiklerinde son birkaç gün dikkatli ilaç kullanır. Sağlıklı beslenir kan şekerlerini yoluna koyarlar. Kan şekeri normal olduğu için sağlam raporu alır ardından çoğu düzensiz yaşamlarına devam eder.
Çözüm çok basittir. Gizli diyabet veya normal diyabet hastalarının trafiğe çıkmadan araba kullanabilmeleri için Diyabet eğitimi almaları sağlanmalıdır.