Dokunulmazlık…

Abone Ol

Dokunulmaz.
İlişilmez.
Karışılmaz olma durumu.
Masumiyet.
Görevlerinin özelliği yüzünden, kuşku ve korkudan uzak kalmalarını ve böylece kamu işlerinde başarıya ulaşmalarını sağlamak amacıyla, kimi kişilere yasa ile tanınmış ayrıcalık.
Milletvekillerimiz bu ayrıcalığa sahip.
Yıllardır tartışılıyor.
Dokunulmazlık kaldırılsın, diye.
Bir türlü kaldırılmıyor.
Resmen kaldırılmıyor ama sallayan yok.
Vekiller tutuklanabiliyor.
Biber gazı sıkılabiliyor.
Tartaklanabiliyor.
Hem de devletin güvenlik birimlerince.
Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu dedirtircesine.
Oldu mu?
Şüphesiz olmuyor.
Yasalar devletin birimlerince çiğneniyor.
Milletvekilleri devletin güvenlik kurumlarınca böylesi olumsuzluklara maruz kalıyorsa, gün gelir vatandaş da aynı uygulamayı o birimlere yapmayı kendinde hak görür.
Kısacası yasa tanımazlık meşru hale getirilir.
En son olay Ordu’da oldu.
Siyanürle altın çıkarılmasına tepki amacıyla eylem yapıldı.
Jandarma biber gazı ve tazyikli suyla müdahale etti.
CHP Samsun milletvekilleri Kemal Zeybek ve Hayati Tekin de nasibini aldı.
Dokunulmazlıkları hiçe sayılarak.
Olaya tek taraflı bakmak istemiyorum.
Milletvekillerinin işi ne orada diyenleriniz olabilir.
Ortada bir yanlış varsa.
Toplum karşı çıkıyorsa.
Milletin vekilleri de haklı olarak orada olabilir.
Güvenlik birimleri, amirleri o vekillerle diyalog kurabilir.
Tanımam, diyemez.
Hele hele biber gazı hiç sıkamaz.
Sıkıyorsa ki sıkıyor o zaman yasa ile dokunulmazlıkları olanlara karşı yasa çiğnenmiş oluyor.
Suç işleniyor.
TBMM’ye taşınır.
Çoğunluk iktidardaysa azınlıktakilerin yasa ile sahip oldukları yasanın çiğnenmesi kabullenilir gibi değil.
Çiğnenen her yasa zarar verir.
Zarar verenler böylesini uygun görüyorsa, gün gelir kendileri de aynı zarara uğrar.
Bu böyle biline.