Dualar çok çok önemlidir ama İslam alemi kendi üzerine düşeni yapmadığı sürece; ne İsrail’in vahşetini durdurmaya ne de Filistinlileri kurtarmaya yeter. Kendi görevlerimizi Cenab-ı Hakk’a havale etme tembelliğinden daha doğrusu kolaycılığından sıyrılmadığımız sürece Filistinliler ölmekten kurtulamaz, biz de onlara ağlamaktan başka bir şey yapamayız.
Fatih Sultan Mehmet’in fetihten sonra İstanbul’a girerken yolunu kesip “dualarımızın yüzü suyu hürmetine İstanbul’u fethettin” diyen dervişe “kılıcın hakkını da unutma” sözü meşhurdur.
İsrail’in yüzölçümü Türkiye’nin kırkta biri, nüfusu onda biri, milli geliri dörtte biri, ihracatı ise yarısı. Ki Türkiye İslam aleminin her anlamda en ileri ülkesi. Eğer Türkiye’nin onda biri kadar insan Türkiye’nin kırkta biri bir toprakta Türkiye’nin dörtte biri kadar milli gelir üretebiliyor ve yarısı kadar ihracat yapabiliyorsa ve o ihracat da Türkiye’ninkinin aksine ileri teknoloji ve silah sanayiine dayanıyorsa; İslam aleminin duadan başka şeylere de ihtiyacı var demektir.
Sultan Üçüncü Selim’in Hat-tı Hümayunları yayınlanalı çok oluyor. Orada Osmanlının nasıl içten içe çürüdüğünün padişah hatlarıyla ibretlik öyküleri vardır, okumaya yürek dayanmaz. Ama bir cihan imparatorluğunun nasıl yıkıldığını anlamak için de mutlaka okunması gerekir. 1201 savaşı uzayınca camilerde zafer için okutulan ayet el-kürsi duasının altı ay daha okutulması ve bu husus için ulemaya para verilmesi padişahtan istizan edildiğinde (izin istendiğinde) telhisin kenarına şu satırları yazar:
“Bilmem hulus ile mi kıraat olunmuyor (okunmuyor). Yoksa erbabına mı tesadüf olunmuyor ki bir semeresi müşahede olunamıyor (bir faydası görülemiyor). Hoş imdi yine altı mah(altı ay) okunsun, akçesi(parası) darphaneden verülsün(verilsin). Akçe ile olan dua böyle olur.”
Adamlar yapay aklın peşinde, insansız silahlar yapıyorlar, geleceğin savaşı yapay akılla donatılmış bu insansız silahlar arasında olacak. Adamlar anti maddenin peşinde; binlerce bilim adamı milyarlarca dolar harcanan dev bir projede çalışıyor, atom parçalara ayrılıyor ha ayrıldı ha ayrılacak.
Bir şey daha; İsrail’deki tüm üniversiteler dünyanın en iyi 200 üniversitesinin içinde, bir üniversitesi de ilk 100’de. Ne yazık ki ilk 100’de, ilk 200’de hiçbir İslam üniversitesi yok. Amerika’daki Yahudilerin genel nüfusa oranı yüzde iki ama ABD’nin en iyi 10 üniversitesindeki Yahudi öğrenci oranı yüzde 25. Bunu da yeterli görmüyorlar, hedefleri yüzde 50’ye çıkarmak.
Dua, elbet ve daima dua ama asla tek başına değil, kula düşeni de yerine getirmek şartıyla. Ne yazık ki İslam alemi son üç-dört asırdır bilimden uzak. Çektiği çile de bunun sonucu. Eğer böyle giderse daha da çekecek demektir. Onun içindir ki tedbir tevekkülden önce gelir ya da bir başka şekliyle “önce tedbir sonra tevekkül” denir.