Türk Silahlı Kuvvetlerini
yıpratmaya yönelik haberlerin
sonuncusu, Kozmik odada
inceleme yapan hakimin takip edildiği
iddiasıydı...
Genelkurmay Başkanlığı tarafından
yapılan açıklamada,polis tarafından durdurulan
ve Cumhuriyet Savcılığının izniyle
aranılan iki araçtan birinin Deniz Kuvvetleri Komutanlığına,
diğerinin de
Garnizon Komutanlığına ait
olduğu belirtildi...
Şimdi sıkı durun...
Araçların birinden marangoz,
diğerinden de aşçı çıktı...
Güler misin, ağlar mısın?..
Dünyanın en büyük ve en saygın
silahlı kuvvetleri,
aşçı ve marangoza mı takip yaptırır?..
El insaf yani!..
Türk Silahlı Kuvvetlerini
yıpratıcı, hatta daha da ileri giderek
aşağılayıcı yayınların
sistemli bir biçimde artmasının
vatandaşlar arasında yarattığı
rahatsızlığı görmemezliğe
gelmeye hiç kimsenin hakkı yoktur...
Her kurum içinde doğrular ve yanlışlar vardır...
Bunları ayıklayacak
olan yargı sistemidir...
Ancak, yanlışları ayıklarken
kurumları yıpratmak,
başka amaca hizmet etmektir...
Bu; pireye kızıp, yorgan
yakmaktır...
Başbakan Tayyip Erdoğanın
asker ve polisin
karşı karşıya getirilmek istendiğini
açıklaması
boşuna değildir
ama bu tür olaylara çanak
tutanlara karşı da
sessiz kalmamalıdır...
Asker ve polisi
karşı karşıya getirmek,
düşman sevindirmekten
başka işe yaramaz!..
Unutmayalım ki;
su uyur, düşman uyumaz!..