Bu memlekette,düzgün insanın
işi gerçekten de zor...
Vergi, sigorta primi ya da elektrik borcunu ödemek için
evini, arabasını satan ya da bankadan
kredi almak zorunda kalan işadamları bilirim...
Utanma belasına her şey...
Para kazandığı halde vergisini
ödemeyenleri de...
Sıkıntıya düşmüşlere lafım yok elbette...
Olduğu halde vermeyen de
işadamıdır,öbürü de...
Siyasette adam gibi durup,
inandığı fikri satmayanlar var...
Ama yalan, yalakalık ve riyakarlıkla işini yüzdürmeye
çalışanlar da...
İkisine de siyasetçi deniliyor oysa...
Devletin parasını; tüyü bitmemiş yetim hakkı var
diyerek namusu gibi kollayan memurlar var...
Ama aldığı maaş belli olmasına rağmen
büyük servetler edinmiş memurlar da var...
Bu da memur, öbürü de...
Her meslekte durum aynıdır aşağı yukarı...
Bu yanlışla doğrunun çatışmasıdır aslında...
Ama bu kavganın mağlupları ve
mağdurları hep düzgün insanlar olmuştur...
Memuriyet, ticaret ve siyasetten
böyle yüzlerce örnek vermek mümkün!..
Her şey utanma belasına...
Çünkü, onlar bu milletin balık hafızalı
olmadığını biliyor...
Dün de dünde kalmıyor; vakti geldiğinde
birileri hatırlatıyor insana...
Yasalara saygılı, milli ve manevi değerlere
bağlı olarak Düzgün yaşamak gibisi yok bence!..
Kafasını yastığa koyduğunda
rahat uyuyor ve günün bir sabahında kapının çalınmayacağını
biliyorsa, ne mutlu!..