Artık ne yaparsak yapalım sanayi kenti olamayız, o fırsatı yıllar öncesinden kaçırdık. Kim ne derse desin tarımda da yoğuz hem de Bafra ve Çarşamba Ovası gibi Allah’ın muhteşem lütfuna rağmen. Traktör sayısı sakın kimseyi aldatmasın ya da sakın ola kimseler bu sayıya bakarak nurlu ufukla söylemine kalkışmasın. Traktörün sayısından çok ne amaçla kullanıldığı ya da daha net bir ifadeyle üretim amaçlı olarak senede kaç gün hizmet verdiği, üretime ne katkı sağladığı daha önemlidir.
Çok önemsiyorum ama gıda organize sanayi bölgemizin alanı belli, son derece küçük. Sadece o değil, tüm organizelerimizi yan yana koysanız Kayseri’nin tek bir organize sanayiine ulaşamaz. Kaçırılmış fırsatlara ağlamanın sızlamanın faydası, tur yediğiniz yarışa kalkışmanın da mantığı yok. Gerçeği kabullenmek ve kentin geleceğini başka yerlerde aramak zorundayız.
Lojistik, elbet önemli ama kente katkısı sınırlı olmaya mahkum. Turizm şimdilik hoş bir temenni ve büyük ölçüde küresel ısınmaya bağlı bir beklenti! Küresel ısınma güneyin turistini kuzeye mi yönlendirecek yoksa güneyde turizm sezonunu mu değiştirecek; düşünmeyi değer. Eğer olacaksa beklediğimiz büyük kaçış ne zaman olacak? Bizim o kadar beklemeye tahammülümüz var mı? Bunlar enine boyuna tartışılması gereken hususlar. Kaldı ki yakın geçmişimizde yaşadığımız hayal kırıklıkları da yok değil.
Gelemen Tersanesi, havaalanı kargo tesisleri, Samsun- Krasnodar uçak ve Samsun-Simferopol(Akmescit) gemi seferleri hayalleriyle harcanan milyon dolarlar, kaybolan umutlar, “Samsun’da Var Samsun İçin Al” kampanyasının hazin sonu ortadayken yeni umutlar pompalamanın ve yeni hayaller peşinde zaman harcamanın anlamı yok. Artık olmayacak dualara amin demekten vazgeçmek ve enerjimizi belli hedeflere yöneltmek zorundayız.
Samsun bu ülkede coğrafi konumu, alanı, ulaşım imkanları, sosyal ve kültürel yapısı itibariyle bir “eğitim kenti” olmaya en layık on on beş ilden birisidir. İkinci bir devlet üniversitesi için her imkana sahiptir. Bacasız ekonomi istiyorsanız Samsun için bundan alası olamaz. Bırakalım “Samsun-Ankara Hızlı Treni” gibi gerçekleşmeyecek hayaller peşinde koşmayı, bırakalım kendi zenginimiz güneye giderken güneyin zengininin Samsun’a gelmesine umut bağladığımız turizmi, biz bütün partiler, bütün resmi kurumlar ve bütün sivil toplum bir an önce ikinci devlet üniversitesini gündeme alalım. İzmir’den geçtim, Kayseri’de, Konya’da üçüncü, dördüncü devlet üniversitelerinin kurulduğu bir dönemde Samsun’a neden ikinci bir devlet üniversitesi kurulmasın?