Sevgili Cemal Yılmaz Demir, yeni yapılan okullarla eğitimde kalitenin gittikçe artacağını söylemiş.
Bu söyleme göre, eğitimde kalite düşük.
Yani itiraf.
Okul sayısını artırmakla kalite artar mı?
Bana göre artmaz.
Sevgili Demir’e göre artar.
Eğitimde izlenen politikaya bakarsak da artacağa benzemiyor.
Aksine eğitimde huzursuzluk Cumhuriyet tarihinde görülmedik oranda arttı.
Ne yapılmak istendiği de belli değil.
Huzurdan yoksun eğitimciden başarı beklenemez.
Aslında bu huzursuzluk sadece eğitimde değil.
Her alanda var.
Kötüye işaret olarak karşımızda duruyor.
Eğitim çok önemli.
Eğitimde kalite ne yazık ki düşüyor.
Eğitimci sayısı artsa da.
Okul sayısı çoğaltılsa da kalite düşük.
Eğitimde çıtayı yükseltecek gelişmeler ne yazık ki yok.
Aslında bu düşüş rahmetli Özal ile başladı.
Altyapısız hizmet o dönemde başlatılmıştı.
Okul isteyenlere boş bulunan bina gösterilerek ‘işte size okul’ deniliyordu.
Sağlık ocakları bir-iki yatak konularak hastane diye yutturulmaya çalışılıyordu.
AK Parti ile birlikte Özal yöntemiyle üniversiteler dönemi başlatıldı.
Sayısız üniversiteye ulaştırıldık.
Çoğu eğitim verecek bilim adamından yoksun.
Gerekli eğitimi vermeden mezun veriyor.
Okul sayısını artırsan, eğitim veremedikten sonra neye yarar?
Üzülerek belirtmek isterim ki bir işe yaramıyor.
Bu nedenle olsa gerek üniversitelerimizden mezun olanların büyük bölümü o eğitim aldığı branşta iş yapmıyor.
Daha doğrusu yapamıyor.
‘Benim adamım’ mantığı ile bir yerlere getirilenlerden başarı beklenemez.
Hak edenlerin getirilmemesi kan kaybını hızlandırdı.
Her neyse; biz gelelim Sevgili Demir’in iddiasına.
Eğitimde kalite artacak mı?
Plansız-programsız eğitimden başarı beklenebilir mi?
Bu arada Sevgili Demir’in hassasiyetleri arasında yer alan İmam Hatip okullarının mantar gibi türetilmesi doğru mu?
Bana göre asla.
İsrafa yol açılıyor.
Günah işleniyor.
Bizden sadece hatırlatması.