Ekmek uğruna...

Abone Ol

İki ay önce ne umutlarla
gitmişti Çarşamba dan İstanbul a...
Taşı toprağı altın memlekette
düğün parası biriktirip;nişanlısı ile
bir yuva kuracaktı, 22 yaşındaydı İsa Topal...
Bir AVM inşaatında,
Ordulu kuzeni Seyfettin Topal ın
sayesinde iş buldu...
Yatacak yer,yiyecek aş da vardı...
Bundan daha iyi iş nerede bulabilirdi?..
Kar, kış, yağmur çamur
vız geliyordu. Yazın yapılacak düğünle
sevdiği kıza kavuşacak olmanın
direnciyle kendini daha da
güçlü hissediyordu...
Başkaları, barındıkları yere çadır dese de
karnı toktu, sırtı pek...
Şükürler olsun...
Bu işi bulamayanları biliyordu...
Hiç şikayetçi olmadı,olamazdı da...
Kimi kime gammazlayacaktı...
Sonuçta o bir garip işçi...
Çadırda kalmaya zaten kendi razı...
O feci geceye kadar,
onun ve bir avuç Karadenizli hemşehrinin
kimse farkında değildi...
11 işçi diri diri yanarak
hayatını kaybedinceye dek...
Şimdi herkesin gözü faltaşı olmuş, ahkam kesiyor...
Devlet de devrede...
Ölenlerden birinin sigorta işlemi bile
yeni yapılmış!..
Hemen çıktı belgeler ortaya...
Devletin bu işlere bakan
kurumları, o güne kadar neredeydi?..
Böylesine acılardan sonra yaşanan manzara
hep aynı...
Devletin maaş bağlamasının dışında...
Hangi para, o hayatları geri getirir ve bu acıları dindirir?..
Allah korkusu olanda insan sevgisi vardır...
Galiba eksik olan da bu...
İnsan, insana bunu reva görmez!..