El insaf…

Abone Ol

n

n
n Kıl çadırlara iki milyon lira harcayacaksın, yarattığın Amazon Köyü ile övüneceksin, sonra da ‘Hizmet dediğin böyle olur’ diyeceksin”
n
n Madalyonun bir yüzü bu.
n
n Ya diğer yüzü?
n
n İlkadım İlçesi Güzeldere Mahallesi İlköğretim Okulu’na minik yavrularımızın ulaşma çilesi.
n
n Bir köprü dahi fazla görülüyor.
n
n Bir türlü yapılmıyor.
n
n Halbuki Amazon Köyü’ne harcanan para ile Güzeldere Mahallesi’ne köprü yapılır ve öğrencilerin 200 metrelik mesafeye 8 kilometre yürümelerinin önüne geçilebilirdi.
n
n Güzeldere Mahallesi Muhtarı Seyfettin Algül, kısa süre sonra açılacak okullar nedeniyle köprü sorunlarına çözüm getirilebilmesi amacıyla çalmadık kapı bırakmadı.
n
n Sesini duyurmaya çalıştı, duymak istemeyenlere.
n
n Sonuç; Güzeldereli öğrenciler bu ders yılında da tabanvaya devam.
n
n Beş yıldır süren arayışlara da.
n
n Bu köprüyü yapması gereken Büyükşehir Belediyesi.
n
n Yapma taraftarı değil.
n
n Sayın Yılmaz, önümüzde seçim olmasına rağmen umursamıyor bile.
n
n Neden?
n
n Bence nedeni önümüzdeki seçimlerde kendisinin aday gösterilmeyeceğini fark etmesi.
n
n ‘Ben yoksam, AK Parti de olmamalı’ düşüncesi.
n
n Başka bir neden olabilir mi?
n
n Bence hayır.
n
n AK Parti İl Başkanı Fuat Köktaş, partisinin birilerince yıpratılmasına izin vermemesi için gereğini yapmalı.
n
n Olumsuzlukların üzerine gidilmeli.
n
n Toplum tepkisinin öfkeye dönüştüğü gerçeğine karşı gereken yapılmalı.
n
n Bu arada milletvekillerine de büyük görevler düşüyor.
n
n Düşmesine düşüyor da onlar da Yusuf Ziya Yılmaz gibi önümüzdeki seçimlerde yer almayacakları düşüncesinden olsa gerek aldırış etmiyor.
n
n AK Parti’nin gerilemesi halinde değerlerinin ortaya çıkacağı mantığı ile.
n
n Öyle veya böyle, AK Parti önümüzdeki seçimlerde, önlemlerde başarılı olunamaması halinde en büyük zararı içindekilerden göreceğe benziyor.
n
n Bir mahalleye köprü yapamayan, öğrencileri ve velileri kaderiyle başbaşa bırakan bir belediyeden ve seyirci kalan iktidardan daha ne beklenebilir ki?
n
n Son söz; el insaf.
n
n Ne dersiniz?
n
n *****************************
n
n Çileden çıkaran büyük sorun Büyükşehir…
n
n
n
n Son zamanlarda artan karşılıklı suçlamalar öyle sanıyorum ki, hepinizin dikkatini çekmiştir.
n
n İlçe belediye başkanları ucu kendilerine dokunduğu için vatandaşı bilgilendirmeye çalışıyor.
n
n ‘O olumsuzlukların sorumlusu biz değiliz’ diyerek.
n
n Haksız da değiller.
n
n Büyükşehir Samsun’u kaderiyle baş başa bıraktı.
n
n Rutin işlere dahi bakmaz oldu.
n
n Önceki gün Çatalçam-Taflan sahilinde geziniyordum.
n
n Etrafa baktıkça hayret ettim.
n
n Faturasının sadece Yusuf Ziya Yılmaz’a değil, Atakum Belediye Başkanı Metin Burma’ya da çıkarılacağını düşündüm.
n
n Sahil büyüyen otlardan, hoş olmayan görüntülerden adeta katledilmiş durumda.
n
n Deniz ise ‘Siz bunu hak ediyorsunuz’ dercesine sahili döverek tahrip etmiş.
n
n Başlatılan sözde altyapı çalışmaları kazındığı ile bir yılı aşkındır duruyor.
n
n Büyükşehir’e ait caddeler geçit vermez halde.
n
n Öyle sanıyorum ki, bu görüntülerden hayli rahatsız olan Metin Burma, halkla biraraya gelmiş ve “Sizler beni ilgilendirmeyen konularda lütfen ilgili makamlara gidiniz” diyerek, adres Büyükşehir’i göstermiş.
n
n Sayın Burma haklı ama asıl haklı olan o yörelerde yaşayanlar.
n
n O yöre insanı hizmet bekliyor, kimin yapacağını değil.
n
n Hizmet yok.
n
n Belde belediyesi oldukları günleri arıyorlar.
n
n Çift başlı yönetimlerin yarattığı olumsuzlukları görerek.
n
n Şimdi Atakum, İlkadım, Canik ve Tekkeköy’de Büyükşehir’den kaynaklanan sorunlar ortadayken, Bütünşehir hayalleri pompalanıyor.
n
n Sorunsuz diğer ilçeleri sorun sahibi yapmak istercesine.
n
n Olacak şey mi bu?
n
n Olmaması gerekir.
n
n Büyükşehir’e dahil olacak ilçeler, dahil olanları görüp ona göre hareket etmezse; başlarına gelecekler mevcutlardan farksız olacak.
n
n Bu böyle biline.
n
n ***********************************
n
n 100 bin işsiz aranıyor, haberiniz ola!
n
n
n
n Alınacak birkaç işçi veya memur için sınav açılıyor, binlerce genç koşuşturuyor.
n
n Kazananlar seviniyor, kaybedenler üzülüyor.
n
n Sıkça tekrarlanan bu tablolar ortadayken, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, 100 bin işsiz arandığını ancak bulunamadığını söyledi.
n
n İsterseniz, Sayın Çelik e bir kulak verelim:
n
n “İş var çalışan yok. Üstelik meslek danışmanlarının yönlendirmesiyle isteyenleri meslek sahibi yapıyoruz. Üste para veriyoruz. İşsizlerimiz uzun süreli bir çalışma eğitiminde değiller.”
n
n Bu işler İş-Kur bünyesinde oluyormuş.
n
n Bugüne kadar kaç işsizi iş sahibi yaptılar bilemiyorum.
n
n 100 bin işsize ihtiyaç olduğuna göre ve bundan işsizler habersizse ortada bir yanlışlık var demektir.
n
n Bu yanlışlık nereden kaynaklanıyor, bilemiyorum.
n
n Ya uygulama yanlış, ya da işsizler bu uygulamalardan habersiz.
n
n Merak ettiğim tek şey ise; İş-kur’dan iş bekleyenlerin sayısı.
n
n Edindiğim bilgiye göre, yabana atılacak türden de değil.
n
n O halde işçi aramak da ne oluyor?
n
n Davet edin başvuranları olsun, bitsin.
n
n Davete icabet mi etmiyorlar?
n
n Duyamadım!
n
n Ne diyorsunuz?
n
n **********************************************
n
n
n
n Gülümse:
n
n İNANMAZSIN…
n
n
n
n Kadının biri evindeki dolaptan şikayetçiymiş.
n
n Çünkü yoldan otobüs geçince ses çıkarıyormuş.
n
n Dolabını yaptırmak için kocasına söylemeden bir tamirci çağırmış, tamirci eve gelmiş ve dolabın neresinden ses çıktığını anlamak için dolabın içine girmiş ve otobüsün geçmesini beklemiş.
n
n Tamirci dolaptayken eve kadının kocası girmiş ve dolaptan bir şey almak için dolabı açmış bi bakmış içeride bir adam.
n
n Sormuş ‘ne işin var burada?’ diye adam da şöyle cevap vermiş:
n
n Valla abi otobüs bekliyorum desem inanmazsın....
n
n ************************************************
n
n Aforizma:
n
n
n
n Yalnız kendini düşünen adam, yumurtasını pişirmek için komşusunun evini yakar.
n
n
n
n Francis Bacon
n
n -----------------------------------------
n
n Tarihte Bugün:
n
n
n
n 4 Eylül 1970 : Amerika Birleşik Devletleri nin Türkiye de haşhaş ekimini yasaklama önerisi Meclis te reddedildi.
n

n

n