ELEM VE KEDER
2016 yılının en son yazısını büyük bir yeis ve yas ile yazıyorum.
Hayatımın hiçbir döneminde bu kadar üzgün ve kırgın olduğumu hiç anımsamıyorum.
Son bir hafta içinde ışık hızı ile tüm yaşantımız adeta deprem geçirdi.
Biri bitmeden bir diğeri .
Hangisine bakacağımızı hangisini anlamaya çalışacağımızda bir yenisi eklendi.
Şehitler..Askerler ...Ölüler ve analar ve yürekler...
Bazı evlere hala ısrarla Noel baba girmeye çalışırken ,
Toprak damlı , kerpiç evlere ise sadece gözyaşı ve yoksulluk girdi.
Bazen İbn-i Haldun'un sözünü yargılıyorum doğru mu diye.
"Coğrafya kaderdir..." Belki de gerçekten.
Ya kavga.... Ya karakter de mi kaderdir ?
Sıfır sorunla başladığımız komşuluk ilişkilerimiz, sonsuz sorunlarla bitti.
Skor üzerine skor kırarak bugünlere erdik.
Kötü ve anlaşılmaz dış politikalarımızla kendi gözyaşlarımızda boğulduk.
Çok yakın bir süreçte Çin'de tam bir ay kaldım.
Onların da çok problemleri olmasına karşın komşuluk ilişkilerini gayet kaygan bir zeminde kavgasız geçirmeye çalışıyorlar.
Hiçbir komşusunun ilişkisine karışmıyor. Sadece çalışıyorlar ve gülümsüyorlar.
Tek emelleri, çalışıp kazanmak müreffeh yaşamak ve yaşatmak vatandaşlarını.
Küçük hedeflerde boğulmadan dünyayı ele geçirmek tek amaçları.
Rus Büyükelçisinin ölümü ise ayrı bir karabasan.
Demek ki polis içinde dahi hain var. Hiçbir ülkede bu kadar çok hain olamaz.
Polise güvenme, askere güvenme, yargıya güvenme... insana güvenme...
Peki yaşamak ve nefes alabilmek için neye güveneceğiz.
Güven duygusu, su ve hava kadar elzemdir yaşamak için.
*** *** *** ***
Dün bir telefon bayiine gittim.
Cep telefonumdaki tarife değişikliğini onaylatmak için.
Genç bir çocuk oldu muhatabım. Sivri sakalları garip tıraşlı saçları ile.
Telefonuma gelen şifreyi ona söylemem gerektiğinde, elimdeki telefonu görünce utançla gözlerini kapatarak gülümsedi.
Anlayacağınız vücut dili ile elimdeki telefonun modelini aşağıladı.
"Abla sen hala bu telefonu mu kullanıyorsun bu model dünyadan kalktı." dedi.
Çünkü ben hala tuşlu ve akılsız telefon kullanmakta diretiyorum.
Çünkü ben vatandaş olarak İphone 6 - 7 modelleri hak etmediğimi düşünüyorum .
Genç bıçkın çocuğa bakarak sadece gülümsedim.
Bilmem anlayabildi mi bu gülüşün anlamını...
Bu memlekette utanılacak o kadar çok şey varken; ben elimdeki eski model, tuşlu telefonumu kullanmakta direteceğim.
Bütün bu zamanlama içinde tek iyi şey, Avrasya Tüneli'nin açılması idi.
Gönlü ferah ve mutlu olanlar güle güle kullanıp geçsinler tünelden.
Ülkede tünel ve dehlizden bol başka bir şey yok zaten.
Ha!!.. Bir de elem ve keder...
KIŞIN KOYACAĞINIZ BİR KAP YEMEK ;YAZIN KOYACAĞINIZ BİR KAP SU;
SOKAK HAYVANLARI İÇİN YAŞAMDIR.
YAŞAMA DESTEK VERİN LÜTFEN