Çalışma hayatının getirdiği yükler ve sağlık sorunları, bireylerin emeklilik planlarını erkene çekme arzusunu her geçen gün artırıyor. Toplumun genelinde erken emeklilik haklarının yalnızca bedensel engellerle sınırlı olduğu yönünde bir algı bulunsa da güncel sosyal güvenlik mevzuatı zihinsel ve ruhsal sağlığı da çalışma gücü kaybı kapsamında değerlendirerek sigortalılara önemli güvenceler sunuyor.
Sosyal güvenlik uzmanı İsa Karakaş'ın paylaştığı bilgilere göre, psikiyatrik rahatsızlıklar kanser vakalarından sonra erken emeklilik hakkının en sık tanındığı ikinci grup olarak dikkat çekiyor. Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) verileri, psikiyatri hastalarının malulen emeklilik şansının oldukça yüksek olduğunu ortaya koyarken, bu süreçte normal emeklilikte aranan yaş kriterinin tamamen devre dışı kalması dikkat çekiyor. Bu sayede az prim ödemiş genç yaştaki sigortalılar, gerekli sağlık kurulu raporlarını almaları durumunda düzenli bir maaş ve kesintisiz sağlık hizmeti imkanına kavuşabiliyor.
Maluliyet kapsamında değerlendirilen bu süreçte temel ayrım, rahatsızlığın ne zaman başladığı noktasında şekilleniyor. Eğer ilgili hastalık sigorta başlangıcından sonra meydana gelmişse, çalışma gücünün en az yüzde 60'ını kaybedenler için malulen emeklilik yolu açılıyor. Kayıp oranı yüzde 40 ve üzerinde kalan sigortalılar için ise engelli emekliliği seçeneği devreye giriyor. Hastalığın doğuştan veya ilk sigortalılık tarihinden önce var olması durumunda ise malulen emeklilik imkanı ortadan kalksa da engelli haklarından faydalanma süreci başlatılabiliyor.
Ciddi ruhsal rahatsızlık yaşayan vatandaşlar için bu haklar, sadece mali bir destek değil, aynı zamanda tedavi sürecinde prim ödeme zorunluluğu olmadan sağlık hizmetlerine erişim sağlayan bir sosyal koruma kalkanı oluşturuyor. Uzmanlar, belirtilen sağlık kriterlerini taşıyan sigortalıların, bulundukları ildeki SGK müdürlüklerine başvurarak mevcut prim ve sigortalılık sürelerine göre uygun olan prosedürü başlatmalarının hak kaybının önlenmesi açısından kritik olduğunu vurguluyor.