Ermeni sorununun iki ayağı vardır:
Birincisi Türkiye;
İkincisi ise Avrupa ve Rusya’dır.
Ermeni sorunu, Türkiye için Gümrü Antlaşması ile ikili, Kars Antlaşması ile bölgesel ve Lozan Antlaşmasıyla da uluslararası boyutta çözüme kavuşmuştur.
Ermeni sorununun ikinci ayağında ise Avrupa ve Rusya vardır:
Ermeni davasını, Ruslar Ayestefanos Antlaşması’nın 16. maddesi, İngilizler de Berlin Kongresi’nin 61. maddesi ile savunmuşlardır.
Ermeni davası Ermenilerin değil,, Osmanlı Devleti’nde ve bugünün Türkiye’sinde çıkarı olan başta Rusya olmak üzere haçlı ve sömürgeci zihniyete sahip devletlerin davası olmuştur.
Ermeniler, isteklerini 61. ve onu tamamlayan 62. maddeye koydurarak geleceklerini Avrupalı devletlerin güvencesine almışlardı. Bu maddelerin özü, “Doğuda Ermenilerin lehine , fakat Avrupalıların denetiminde ıslahat yapmak “ şeklindeydi.
Bu karar, aynı zamanda Osmanlı Devleti’nin iç işlerine karışmak ve egemenliğine müdahale etmek anlamına geliyordu.
Kendi topraklarında katliama uğramış mazlum bir milletin çocuklarıyız.
Ermenilerle ilgili yazdığımız her satır, topraklarımızda haksızlığa uğramış her bir kadının, yaşlının, çocuğun ve diğer mazlumların savunmadır.
Haksızlığa, zulme, soykırıma ve katliama uğrayanlar bizleriz.
Osmanlı toplumu Ermenileri “Millet-i sadıka” olarak adlandırmıştı. Ama onlar buna ihanet etti.
En zor zamanımızda, yedi düvele karşı can ve vatan pazarında pazarlık yaparken ihanet etti.
Bu vatanın savunması için bir kurşun dahi atmadan ve de askerlik yapmadan yaşadıkları toprakları başkalarının hesabına satmaya ve içindekilerini de yok etmeye kalktılar.
Osmanlı kamu yönetiminde Ermenilere her türlü görev verilmiştir.
Örneğin; 29 general, 22 bakan, 33 milletvekili, 7 büyükelçi, 11 başkonsolos ve konsolos, 41 yüksek rütbeli memur görev yapmıştır.
Aynı şartlarda bugünün dünyasında hiçbir örneği yoktur.
İşte tarih, işte bugünün Avrupa’sının çifte standardı…
Ve Ermenilerin başkalarının hesabına kendilerini kullandırtmaları. Dava Ermenilerin değil, Rusya ve Avrupa’nındır. Neden? Bunu da bir başka yazımızda inşallah… Selam ve sevgi ile…