Fırsat...

Abone Ol

Bayram sevinçleri,
çocuklara has bir duygu mudur?..
Hatırlanmayı bir bayram vesilesinde bekleyenlerin,
her kapının çalışındaki
yürek kıpırtılarına ne demeli?..
Ya da incir çekirdeğini doldurmayan meseleler yüzünden
tamir için bugünü bekleyen kalpler...
Cem Özerin Acemi Yazılar
adlı kitabında, Xsentoxtaki geniş bir mağaranın duvarında, milattan 900 yıl öncesine ait olduğu belirtilen bir yazıdan söz edilir...
Burası bir tapınaktır...
Mağaranın duvarındaki yazı şöyledir:
Gürültünün patırtının ortasında sükunetle dolaş;
sessizliğin içinde huzur bulunduğunu unutma.
Başka türlü davranmak açıkça gerekmedikçe,
herkesle dost olmaya çalış.
Sana bir kötülük yapıldığında,
verebileceğin en iyi karşılık, unutmak olsun.
Bağışla ve unut.
Ama kimseye teslim olma.
Seveceğin bir iş seçersen,
hayatın boyunca bir an bile çalışmış sayılmaz ve yorulmazsın.
İşini öyle seveceksin ki, başarıların bedenini ve yüreğini güçlendirirken,
verdiklerinle de yepyeni hayatlar başlatmış olacaksın.
Aşka burun kıvırma sakın.
O, çöl ortasındaki yemyeşil bir bahçedir.
O bahçeye layık bir bahçıvan olmak için,
her bitkinin sürekli bakıma ihtiyacı olduğunu unutma.
Kaybetmeyi, ahlaksızca bir kazanca tercih et.
Bazı idealler o kadar değerlidir ki,
o yolda mağlup olman bile zafer sayılır.
Görmeye çalış ki bütün pisliğine ve kalleşliğine rağmen,
dünya yine de insanoğlunun yegane mekanıdır.
Eski bayramların tadını kaçırdılar, biliyorum...
Devir değişti sözleri, bir bahane...
Hatırlanmayı bekleyen yaşlılar, elleri öpülecek değerdeki büyükler, sevindirilince mutlu olan çocuklar değişti mi sanki?..
Bugün bir fırsat var...
Yarın belki geç olabilir...
Haydi, uzatın ellerinizi sevgiye, saygıya ve hoşgörüye...
Bayramınızı en içten duygularımla kutluyorum...