Gasbın böylesi...

Abone Ol

Ne yolum kesildi,ne de darp edildim...
Ama, cebimdeki parayı
kuzu kuzu verdim...
Nasıl mı oldu?.. Bakın anlatayım...
Yoldan geçeni çevirip, form doldurtan bankalardan
birinin kredi kartına nasıl sahip oldum; inanın hatırlamıyorum...
Üzerimde bile taşımadığım
bu kartla bugüne kadar da hiçbir işlem yapmadım...
Bir keresinde, bu bankadan bir hanım, cep telefonumdan aramıştı. Gazetede o sırada misafirlerim vardı.
Şu anda müsait değilim dediysem de
kurtaramadım. Uzatmayayım,bir yıllık hayat sigortası karşılığında 75 YTL ödemem gerektiğini ve bir de promosyon
olarak uçak bileti vereceklerini söylemişti. Tamam demiş, parayı yatırmış, uçak biletini de kullanmamıştım...
Bu işlemler ve konuşmalar bankanın kayıtlarında vardır...
Neyse, geçenlerde bu bankadan bir mektup elime ulaştı. 58 YTL borçlu olduğum yazılıydı. Şaşırdım kaldım. Ne borcuydu bu?..
Dün boş bir zamanda bu bankanın şubesine gittim. Sıra numarası aldım, bekledim. Yanımda oturan genç,
beni tanıdığını belirterek, ön sıradaki numarasını verdi. Sıram geldiğinde,bankodaki görevliye, borcumu ödeyeceğimi ve kartımı da iptal ettireceğimi söyledim.
58.40 YTLlik borç, ekranda 40 YTL çıktı, ödedim. Kartı da iptal edin dediğimde, Bireysel bölüm ilgileniyor, arka tarafa lütfen cevabını aldım...
O sırada aklıma geleni şimdi yazamam ama kendi kendime çok güldüm...
Ucuz kurtulsak bari diye söylene söylene arka taraftaki bölüme geçtim...
Buradaki genç kıza, kartımı iptal ettireceğimi söyledim. Bilgisayar kayıtlarına giren görevli, Kartınız zaten iptal demez mi?..
Şaşkınlığım daha da arttı, O zaman bu borç nereden çıktı? diye sordum. Bir kartım daha olduğunu ve bunun üzerinden sigorta işlemi yapıldığını öğrendim...
Haydaaa!.. İkinci kart nereden çıktı?..
İşimiz var burada... Ama, görevli gencin de işi var...
Lafı fazla uzatmanın anlamı yok...
Sigorta süresinin uzatılması konusunda
danışılmadığını ve bunun da yanlış bir uygulama
olduğunu söyledim...
O da şaşırır gibi yaptı. Ne yapsın?..
İstanbuldan biriyle görüştüreceğini belirterek, beni karşı masaya davet etti...
Telefonun öbür ucundaki kişinin adı Canmış!.. Ona da derdimi anlattım...
Telefonun diğer ucundaki genç de aynı şeyi söyledi. Sigorta işlemimi yenilemişler...
Bana sormadan nasıl olur? dedim...
Efendim, şöyle de böyle de... Baktım aynı terane...
Bir de bana Kart iptali yapmayalım, siz hatırlı müşterimizsiniz,sizi kaybetmeyelim diyor...
Kendimi aptal gibi hissettim...
Kartın limiti 650 bin YTL değil, 650 YTL... Yani, bir asgari ücret kadar...
Hangi bankada bu limitli bir kart sahibinin hatırı varmış!..
Parayı verdim, bir de kafa yaptırıyorum adamlara...
Ne yolum kesildi, ne de darp edildim. Parayı kuzu kuzu verdim...
Peki, ödemesem ne olacaktı?..
İcralık olup, 58.40 YTLyi avukat parası ve diğer masraflarla birlikte 2 bin YTL olarak ödeyecektim...
Büyük ve köklü bankalarda, böyle
tokatçı işleme tanık olmadım...
Demek ki yoldan geçeni çevirip kart vermeleri
boşuna değilmiş!..
Memleketin enayisi biter mi?..
Zorunlu olmasam bu bankanın
önünden bile geçmeyeceğim ama
işe gitmeye mecburum...